YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11002
KARAR NO : 2011/2193
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, yüklenici ve satıcı olan davalılardan satın aldığı dairenin bulunduğu binanın 17.8.1999 depreminde yıkılıp kullanılamaz hale geldiğini, mahkemece yaptırılan tespitte binanın yasa ve yönetmeliklere aykırı şekilde inşa edildiğinin belirlendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik zararının karşılığı olarak 25.000,00 TL maddi, 5000,00 TL manevi tazminatın faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, B.K nun 43 maddesi gereğince %35 oranında hakkaniyet indirimi uygulanarak davanın kısmen kabulü ile 4.729,45 TL maddi tazminatın 17.08.1999 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1–Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2–Davacı, davalı yükleniciler tarafından ayıplı olarak inşa edilen konutların 17.8.1999 depreminde yıkılmış olması nedeniyle kullanılamaz hale gelen Konut ile enkaz altında kalan eşyalar nedeniyle tazminat isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece bilirkişi raporuna göre belirlenen bedelden B.K. nun 43.maddesi gereğince %35 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle 2010/11002 2011/2193
hüküm kurulmuş ise de olayda hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle hüküm kurulması mümkün değildir. Zira müteahhit satıcı davalı davacıya karşı BK 217. maddesi delaletiyle aynı kanunun 194 maddesi gereğince “ satıcının ayıba karşı tekeffülü “ hükümlerine göre sorumlu olup, binanın tekniğine uygun olmayan şekilde eksik ve kusurlu yapılmasından dolayı depremde oluşan davacılar zararının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece aksine düşüncelerle hakkaniyet indiriminde bulunmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davacı,davalılardan satın aldığı dairenin 17.08.1999 tarihli depremde yıkılması nedeni ile tüm eşyalarını enkazda kaybettiğini, olay nedeni ile derin manevi acı duyduğunu ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Günümüzde yaşamın vazgeçilmez unsuru olan ve her daim kullanılan evin, depremde yıkılarak ev içindeki tüm eşyaların da enkaz altında kalmasında davacının mağdur olduğu ve bu nedenle manevi üzüntü duymayacağı söylenemez. Manevi tazminatın amacı acıları biraz olsun dindirmek, kırılan yaşama arzusunu tazelemek, kişiyi yaşama yeniden bağlamak ve ruhsal dengeyi sağlamak olduğundan, mahkemece davalıların eyleminin hukuka aykırılığı ve somut olayın özellikleri de dikkate alınmak suretiyle, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle manevi tazminat talebinin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalıların tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentler uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 210.68 TL kalan harcın temyiz edenden Alınmasına, 16.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.