Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/14173 E. 2011/19937 K. 21.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14173
KARAR NO : 2011/19937
KARAR TARİHİ : 21.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı …ile tüketici kredisi sözleşmesi imzaladıklarını, diğer davalının ise müşterek borçlu ve müşterek kefil sıfatı ile kredi sözleşmesini imzaladığını, asıl borçlunun borcunu ödememesi nedeniyle davalılar hakkında … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/3893 esas sayılı takip dosyası üzerinden yaptıkları takibe, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlu davalıların haksız, yersiz ve dayanaktan yoksun itirazının iptali ile asıl alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davalı tarafın ödemeye ilişkin itirazını yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının … 1. İcra Müdürlüğünün 2008/3893 esas Sayılı icra takip dosyasında talep edilen alacak miktarına ilişkin 3.788,49 TL. yönünden itirazının iptali ile bu miktar yönünden icra takibinin devamına, bakiye kısım yönünden icra takibinin iptaline karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, tüketici kredisi taksitlerinin süresinde ödenmediği ve girişilen icra takibine de haksız itiraz edildiği iddiasına dayalı açılan itirazın iptaline ilişkindir. Davalılardan … kredi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzalamış olup, 4077 sayılı yasanın 10. maddesi hükmü gereğince kefile karşı böyle bir icra takibine girişilebilmesi için davacının önce asıl borçluya müracaat etmesi ve bu başvurusunun sonuçsuz kalması 2011/14173-19937
yani asıl borçlu hakkındaki icra takibinin aciz vesikasına bağlanması zorunludur. Yasanın anılan hükmü emredici olup, bu husus kamu düzeni ile ilgilidir ve mahkemece re’sen nazara alınır. Oysa somut olayda asıl borçlu ile birlikte doğrudan kefil olan bu davalı hakkında icra takibine girişilmiş olması nedeniyle mahkemece, kefil hakkındaki davanın bu nedenle reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Davalı …’ın temyiz itirazlarına gelince; asıl borçlu olan davalı … gerek cevap dilekçesi ve gerekse yargılama sırasındaki beyanlarında, esasen davacı banka nezdinde olan bir başka hesabında yeteri kadar nakit para bulunduğunu, ancak, davacının haksız olarak bu hesaba bloke uyguladığı için otomatik virman talimatının sistem tarafından yerine getirilmediğini savunmuştur. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durularak gerektiğinde banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Diğer yandan, dava dosyası Sulh Hukuk Mahkemesinin davaya bakmaya tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle ve görevsizlik kararı ile gönderilmiş olup, mahkemece bazı zabıtlarda tüketici mahkemesi sıfatıyla davanın görülmüş olduğu anlaşılmaktadır. Ne varki, karar başlığında “tüketici mahkemesi sıfatıyla” ibaresi yazılmaması maddi hataya dayalı ve mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan bozma sebebi yapılmamış ise de, 4077 sayılı yasanın 23. Maddesi gereğince davalılar harçtan muaf olduğu halde davalıların yargılama harcı ile sorumlu tutulması da usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı …, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Mutlay Doğanay, (3) nolu bentte yazılı nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.