YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13890
KARAR NO : 2011/2109
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ödünç olarak 20.000,00 TL’yi banka havalesi ile gönderdiğini, alacağının ödenmediğini, tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının vasıflı ikrarı söz konusu olmadığından ispat yükünün davalıda olduğu, havale dekontunun da, herhangi bir açıklamayı içermediğinden yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu belirtilerek, dinlenen tanık beyanına göre davanın kısmen kabulüne, takibe yapılan itirazın 19.920,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıya ödünç verdiğini ileri sürerek, alacağının tahsili için takip başlatmış, davalı ise alacaklıyı tanımadığı gibi, borcu da bulunmadığını savunarak, akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda ödünç ilişkisini ispat etme yükümlülüğü, onu iddia eden davacıya aittir. Davada dayanılan havale dekontunda gönderilen paranın ne için gönderildiği yazılı olmadığından, söz konusu dekont, ödünç ilişkisini kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi, yazılı delil başlangıcı olarak da kabul edilemez. HUMK’nun 288. Maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık dinlenmesi de ümkün Değildir. O halde davacı iddiasını yasal delillerle ispat edememiştir. Ne var ki dava dilekçesinde ‘v.s. deliller’ demek suretiyle ‘yemin’ deliline de dayanmış olduğundan bu konuda davacıya, karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yanlış değerlendirmelerle ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. Bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2. Bent gereğince davcının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 17,15’şer TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.