Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/6326 E. 2011/20753 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6326
KARAR NO : 2011/20753
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, avukat olduğunu, aylık ücret karşılığında davalının avukatlığını üstlendiğini, 1.9.2007 tarihli sözleşmenin feshedilmemesi nedeniyle birer yıllık sürelerle uzadığını, ücretlerinin ödenmemesi sonucu 16.1.2009 tarihinde istifa ettiğini, davalının istifa tarihine kadar olan ücretleri ödemesi gerekirken ödemediği gibi icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin 1 yıllık süre bitiminde 1.9.2008 tarihinde sona erdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin uzadığının zımnen kabul edildiği gerekçesiyle 12.504,80 TL üzerinden itirazın iptali ile, bu miktara takip tarihinden itibaren %20 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalını aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K’nun 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının mahkemede dava açarak haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmesi ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı 2011/6326-20753
işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin değinilen bu yönü gözeterek hükmedilen asıl alacak üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu kalem isteğin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlığın vekalet ücretinden kaynaklandığı ve aralarında ticari bir ilişkinin bulunmadığı hususu ihtilafsızdır. Hal böyle olunca, davacı ödenmeyen vekalet ücreti alacağı için ancak takip tarihinden itibaren yasal faiz isteyebilir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek, yasal faiz yerine avans faizine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirir.
Ne var ki yukarıda 2 ve 3 numaralı bentlerde belirtilen yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci bendinin karardan bütünüyle çıkartılarak yerine aynen (yasal koşulları oluştuğundan hükmedilen asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanan %40 oranındaki icra inkar tazminatı tutarı olan 5.001,92 TL’nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine) söz ve rakamlarının yazılmasına, (3) numaralı bent uyarınca da mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci bendinin dördüncü satırında yer alan (% 20 ve değişilen oranlarda avans faizi) söz ve rakamlarının çıkarılarak yerine aynen (değişken oranlarda yasal faizi) sözlerinin yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, peşin alınan 186,00 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.