YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15049
KARAR NO : 2011/16082
KARAR TARİHİ : 26.12.2011
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
avacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.12.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 12.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Koperatif vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı arsa sahibi kooperatif, işin %80 fiziki seviyeye getirildiğini, dolayısıyla yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı yüklenici şirket ise, sözleşmenin biçim koşuluna uyularak yapılmadığını, davanın reddini bildirmiştir.
Mahkemece, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş, harç ve yargılama giderlerinden davalılar sorumlu tutulmuştur.
Hükmü, davalı arsa sahibi kooperatif temyiz etmiştir.
Gerçekten, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri yüklenici olan tarafına şahsi hak kazandırır. Yüklenici edimini yerine getirdiğinde kazandığı şahsi hakkını doğrudan arsa sahibine karşı ileri sürebileceği gibi, bu hakkı Borçlar Kanununun 162. vd maddelerine dayanarak üçüncü bir kişiye de temlik edebilir. Eldeki davadaki davacının dayandığı 23.10.2004 tarihli adi yazılı sözleşme yüklenicinin yaptığı temlik işlemidir. Ne var ki, temlikin yapıldığı tarihte buna vakıf olmayan borçlu (arsa sahibi), ifa talebinin kendisine
bildirilmesi üzerine Borçlar Kanununun 167.maddesi hükmünden yararlanarak temlik edene (yükleniciye) karşı haiz olduğu bütün defileri temellük edene (davacı üçüncü kişiye) de dermeyan edebilir hale gelir. Şayet eser tamamlanmamış, başka bir ifadeyle ortaya gerçek bir alacak çıkmamışsa, ifa talebine rağmen arsa sahibi olan taraf ifa istemini yerine getirmemekte haklıdır.
Bu genel açıklamalara göre, dosya kapsamından eserin getirildiği fiziki seviyenin %80 civarında bir orana sahip olduğu anlaşılmaktadır. Eser, ifa ile sonuçlanmadığından işin arsa sahibi olan tarafı üçüncü kişi olan davacının ifa talebine karşı koymakta haklıdır. Dolayısıyla, arsa sahibi olan kooperatifin yargılama giderleriyle sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.