YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11166
KARAR NO : 2021/14824
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ile davalılardan … İnş.ve Eğt.Hiz.AŞ vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi ve davalılar vekilleri tarafından Katılma yoluyla temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin … tarih ve … kararı ile temyiz taleplerinin reddine dair karar verilmiştir.
1-Dairemizce verilen karar sonrası davalılardan … İnş. ve Eğitim Hiz. AŞ vekili tarafından maddi hata talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
İş Mahkemeleri Kanun’unun 8/3’üncü madde hükmü uyarınca İş Mahkemelerince verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ne var ki, Yargıtay onama ve bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunması hallerinde dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayanılarak verilmiş olan onama ve bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır.
Öte yandan bilindiği üzere usul kuralları (görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hata) kamu düzeni ile doğrudan bağlantılı olup, taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşturmamaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.03.1972 gün ve 1968/1-277-176, 01.03.1995 gün ve 1995/7-641-117, 23.01.2002 gün ve 2001/1-1010-2002/1, 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527 sayılı kararları; Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü-2001 Baskı, cilt 5, sayfa 4771 vd)
Dosya kapsamı incelendiğine, davalılardan … İnş. ve Eğitim Hiz. AŞ’nin temyiz talebinin reddine dair verilen kararın temyizinin de talep edildiği anlaşılmakla, bu hususu denetlemeyen maddi hataya dayalı Dairemizin 22/09/2021 tarih ve 2020/866 Esas ve 2021/10796 kararı sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına,
2- Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. Maddesinin 3. fıkrasına göre, “Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5. maddesi ile değişik beşinci fıkrasına gör parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek Madde 1 hükmüne göre de, 362. maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK 362/2. maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”
HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E, 1990/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016-01.12.2016 tarihleri arasında 5.000 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000 TL; 01.01.2017 tarihi sonrası için 41.530 TL; 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800 TL, 01.01.2020 tarihi sonrası için 72.070 TL ve 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630 TL dir.
Somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün bulunmadığından, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla kesinlik nedeniyle reddine,
3- Davalıların katılma yoluyla temyiz istekleri yönünden yapılan incelemede, HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan HMK 348. Maddesi, “ (1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.
(2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.” hükmüne amir olup, davacı vekilinin talebi esasa girilmeden reddedildiğinden, ilgili maddenin 2. fıkrası gereğince davalıların katılma yoluyla temyiz taleplerinin reddine,
4- Davalı … İnş. ve Eğitim Hiz. AŞ nin temyiz talebinin süre yönünden reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin 20/12/2019 tarih 2017/2649 Esas 2018/509 Karar sayılı ek kararının incelenmesine gelince,
7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7/3. Maddesi yollaması ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1 maddesinde temyiz yoluna başvuru süresi iki hafta olduğu ve bu sürenin ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlayacağı, aynı yasanın sürelerin bitimine ilişkin 92/2 maddesinde ise “Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biteceği” düzenlenmiştir.
Belirtilen açıklama ışığında somut olay incelendiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 04.06.2018 tarihinde ilgili vekile tebliğ edildiği ve kararın 20.09.2019 tarihinde temyiz edildiği belirgin olup, kararın tebliğ tarihinden itibaren yukarıda belirtilen yasal temyiz süresi geçmiş olduğundan, temyiz isteminin süre yönünden reddine dair EK KARARIN ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … İnş ve Eğitim Hiz. A.Ş.’ne iadesine, 24.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.