Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/7326 E. 2021/14310 K. 16.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7326
KARAR NO : 2021/14310
KARAR TARİHİ : 16.11.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi

İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince ilâmda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince tarafların istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalı… Gayrimenkul İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için …Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına Av. … ile duruşmalı temyiz eden davalı… Gayrimenkul İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına Av. …geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı 235.152,95 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalılar tarafından süresinde davaya cevap verilmemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince 62.336,97 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvrularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 70.417,72 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, manevi tazminatın az olduğunu, davacının ücretinin ve kusur oranlarının hatalı belirlendiğini,
Davalı… Gayri Menkul İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle, ilk peşin sermaye değerinin tamamen tenzil edilmesi gerektiğini, manevi tazminatın fazla olduğunu, maddi tazminatın reddedilen kısmı üzerinden red vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmediğini ileri sürmüştür.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacı ve davalı… Gayri Menkul İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
Dosya kapsamından; …. tarihinde meydana gelen iş kazasından dolayı davacıda oluşan sürekli iş göremezlik derecesinin %15,00 olduğu, iş kazasının meydana gelişinde davacının %20, davalı üst işveren… Gayri Menkul İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin %20, davalı alt işveren … Cephe Sist. San. ve Tic. Ltd. Şti.‘nin ise %60 oranında kusurlu oldukları, davacının kardeşi olan tanık …’ın 05/11/2015 tarihli celsede alınan ifadesinde kendisinin kompozit panel işi yaptığını, davacının da kendisi ile aynı işi yaptığını, devamında davalı işverenin abisine geçirmiş olduğu kaza sebebiyle maddi anlamda yardımcı olmadığını sadece 900 TL aylık ödediğini beyan ettiği, yine davacı tanığı …’ın…tarihli celsede alınan ifadesinde davacının kaynakçı olarak çalıştığını beyan ettiği, davacı kazalının hazırlık aşamasında kollukta alınan ifadesinin yer aldığı …tarihli müşteki ifade tutanağının mesleği ve aylık geliri kısmında 900,00 TL geliri bulunduğuna dair kayıt bulunduğu, mahkemenin hükmüne esas aldığı … tarihli bilirkişi hesap raporunun ihtimalli olarak düzenlendiği, birinci ihtimalde dosyada yer alan emsal ücret tespitlerinin davacının iddiasını doğrular mahiyette olduğundan bahisle davacı tarafın iddiası gibi 2.500,00 TL + asgari geçim indirimi (dönem asgari ücretinin 3,05 katı) ücret üzerinden hesaplama yapıldığı ve sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değeri henüz tenzil edilmemiş haliyle maddi zararın 275.466,65 TL olduğunun belirlendiği, diğer ihtimalde ise davacının ceza davasının hazırlık aşamasında, kazadan yaklaşık iki ay sonra, kollukta alınan beyanlarını içeren … tarihli müşteki ifade tutanağının mesleği ve aylık geliri kısmında yazılı olan 900,00 TL (dönem asgari ücretinin 1,06 katı) ücret üzerinden hesaplama yapıldığı ve sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değeri henüz tenzil edilmemiş haliyle maddi zararın 102.668,69 TL olarak tespit edildiği ilk derece mahkemesince 900,00 TL ücretin davacının kolluk ifadesinde yazılı olduğu, bunun davacının resmi makamlar önündeki ifadesi olduğu kabulünden hareketle aylık net 900,00 TL ücret üzerinden yapılan hesaplama ihtimaline itibar edilerek sonuca gidildiği, bölge adliye mahkemesi tarafından da benzer gerekçe ile davacının aylık net ücretinin 900,00 TL olarak kabul edilmesinin dosya kapsamında uygun olduğundan bahisle ücret hususuna yönelen davacı istinafının yerinde olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
1-Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının veya sigortalı ölümü halinde yakınlarının maddi zararlarının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, davacıya kaza sonrası davalı işverenlik tarafından aylık 900,00 TL ödemede bulunulduğunun dosya kapsamı ile belirgin olması ve sigortalının kazadan iki ay sonra düzenlenen ceza soruşturması ifade tutanağında yer alan 900,00 TL aylık kazanç bilgisinin kazadan sonra yapılan bu ödemeye ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında bölge adliye mahkemesince usulü dairesince emsal ücret araştırması yapılmamış dava dosyasında “davacının olay nedeniyle müşteki sıfatıyla verdiği ifadesinde ücretinin 900,00 TL olarak gösterildiği, aynı şekilde duruşmada dinlenen ve davacının kardeşi olan tanık …’ın beyanında “…davalı işveren abime geçirmiş olduğu kaza sebebiyle maddi anlamda yardımcı olmadı sadece 900,00 TL aylık ödedi…” şeklinde beyanda bulunduğu gözetildiğinde davacının ücretinin 900,00 TL olarak kabul edildiği hesaplamanın hükme esas alınması dosya kapsamına uygundur.” gerekçesiyle 900,00 TL ücret üzerinden yapılan hesaplama seçeneğine üstünlük tanınarak karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, öncelikle davacı vekili tarafından ileri sürüldüğü gibi davacının alüminyum kaplama-cam cephe giydirme ustası mı, yoksa tanıklarca ifade edildiği gibi kaynakçı mı ya da ne sıfatla ve ne konumda davalı işyerinde çalıştığı hususunu belirlemek, bu kapsamda işyerinde uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesi bulunmadığını, davacının sendikalı olmadığını, bu nedenle sendikalarca bildirilen ücretlere itibar edilemeyeceğini dikkate almak, sigortalının yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TÜİK ve meslek odalarından bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirip davacının gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirlemek, sonrasında kazalının maddi zararını yeniden hesaplatmak, davacı vekilinin … tarihli hesap raporunun birinci seçeneğinde tespit edilen (275.466,67 TL) tutardan 07/04/2019 e-imza tarihli dilekçesi ile ilk peşin sermaye değerini tenzil ederek neticeten 235.152,95 TL maddi tazminatın ödenmesini talep ettiğini gözetip, bozma sonrası sürdürülecek yargılama sonunda hükmedilecek maddi tazminatın 235.152,95 TL’yi geçemeyeceği dikkate almak ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
2-Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminat bir miktar azdır.
3-Kabul ve uygulamaya göre de maddi tazminat kısmen kabul edilmesine karşın HMK’nın 323, 326 ve 332 maddeleri gereğince maddi tazminat isteminin reddedilen kısmı üzerinden red vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalıdır.
O halde temyiz eden davacı vekili ile davalı… Gayri Menkul İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi‘nin … tarih, …Karar sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, davacı avukatı yararına takdir edilen 3.050,00 TL. duruşma Avukatlık parasının davalılardan… Gayrimenkul İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye yükletilmesine, davalı… Gayrimenkul İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. avukatı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçlarının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, 16/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.