YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6377
KARAR NO : 2021/14632
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince davalı … vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davacının, davalı nezdinde, … tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığının tespitini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “tüzel kişiliği olmadığı anlaşılan … hakkında herhangi bir hüküm kurulmaksızın, gerek istinaf kararı doğrultusunda ve evvelce toplanmış deliller, gerek davalı tarafça belirtilen eşya satışına konu senedin imza tarihi, gerekse tanık …’ın ve bordro kayıtlı tanık …’ın beyanları, tespite konu dönemde …’da yaşadığını gösterir adres kayıtları davacının iddiasını ispata yeterli görüldüğü” gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının, davalı …’e ait işyerinde … tarihleri arasında aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulüne dair ilk karar … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin … karar sayılı ilamı ile “Çalışmanın varlığının Kuruma verilen bordro ve bildirgeler, kurum müfettiş tutakları, iş yeri çalışanı olarak tebellüğ edilen imzalı tebligat parçaları ve benzeri yazılı deliller ile veya tanık beyanları ile ispatlanması mümkün olabilir. Beyanları hükme esas alınacak tanıkların ise uyuşmazlık konusu dönemi kapsar biçimde iş yerinden verilen dönem bordrolarında veya komşu iş yerlerinden verilen dönem bordrolarında kayıtlı çalışanlar ya da resmi kayıtlarla aynı işi yapan komşu iş yerlerinin sahipleri oldukları belgelenen kişiler olması gerekir. Başka bir deyişle fiili çalışma konusunda tanıklık edecek kişilerin, bu çalışmanın varlığını bilebilecek konumda ve işte çalıştıklarının resmi kayıtlarla doğrulanması gerekir. Dava konusu olayda ayrıca davacının Kuruma bildirilen çalışmalarının davalı … tarafından bildirildiği hususu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden belli olduğu gibi mahkemece de davacının dava konusu dönemde bu işyerinde çalıştığı sonucuna varıldığı halde Koç Demirler Halı Mobilya Şirketinin bir tüzel kişilik olup olmadığı araştırılmadan davada taraf olarak kabulü ile aleyhine hüküm kurulması da isabetsiz olmuştur” gerekçesiyle mahkeme kararının kaldırılması üzerine mahkemenin 2018/94 esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.
Yeniden verilen karar; Bölge Adliye Mahkemesince ”İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle “davalı … vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, davacının talep ettiği tarihte fiili çalışmasını kanıtlayan belgelerin bulunmaması ve müvekkil kuruma da bu primlerin ödenmemiş olması nedeniyle ödenmeyen primlerin sigortalılıktan sayılması ve davacıya sigortalılık verilmesi yasal olarak mümkün olmadığını, kurumun işçi-işveren ilişkisinin dışında üçüncü şahıs durumunda olduğunu, davanın açılmasına kurum sebebiyet vermediğinden aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup davanın kabulü halinde dahi (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) aleyhlerine vekalet ücreti yükletilmemesi gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının …tarihleri arasında davalı adına mobilya çekyat imali işyerinden bildirimleri bulunduğu, dinlenen tanıkların beyanlarında davacının şoför ve sevkiyatçı olarak çalıştığını beyan ettikleri, dinlenen tanıkların çalışmanın süresine ilişkin çelişkili beyanlarda bulundukları anlaşılmıştır.
Mahkemece, eşya satışına konu senedin imza tarihi, tanık beyanları, adres kayıtlarına göre davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Dinlenen tanıkların davacının çalışmasının mobilya sevkiyat, dağıtım, eşya teslimi işlerini kapsadığı beyanı karşısında, Mahkemece getirtilecek ürün teslim belgelerinde davacı adına kayıtların varlığı araştırılmalı, davacı isticvap edilerek birlikte çalıştığı kişiler tespit edilerek dinlenilmeli, hangi plakalı aracı kullandığı öğrenilmeli, aracın kime ait olduğu araştırılmalı, davacının bildirdiği ve davalı işveren adına kayıtlı araçlarda davacı adına kesilmiş trafik cezası olup olmadığı araştırılmalı, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak, davacının çalışmasını bilebilecek şekilde resmi kayıtlarla doğrulanmış olan tanıkların tespit edilmesi ile bilgi ve görgülerine başvurulmalı, toplanan ve toplanacak delillere göre gerekli tüm soruşturma yapılıp, uyuşmazlık konusu hususun, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.