Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/19327 E. 2012/4570 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19327
KARAR NO : 2012/4570
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının abone olarak kullanmış olduğu 9 adet faturaya konu dogalgaz bedelini ödememesi nedeniyle davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, kullanmadığı doğalgaz bedelinin talep edildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacı davaya konu abonelik sözleşmeleri nedeniyle ödenmeyen fatura bedellerine ilişkin asıl alacak miktarının yanında, fatura bedellerine son ödeme tarihlerinden itibaren işletilen % 30 gecikme zamlarının tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasında yapılan 03.12.2001 tarihli “Doğalgaz kullanım sözleşmesi” nin 2.1. maddesinde abonenin mevcut yönetmelik ve tarifelere uymayı kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiş olup,sözleşmede atıf 2011/19327-2012/4570
yapılan Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve müşteri hizmetleri Yönetmeliğinin 49. maddesinde doğalgaz kullanım faturalarının zamanında ödenmemesi halinde gecikme zammı ile birlikte tahsil edileceği düzenlenmiştir. Mahkemece icra takip tarihinden sonra asıl alacağa yıllık % 27 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine karar verilmiş olup,6183 sayılı yasanın 51. maddesine göre 21.04.2006-18.11.2009 tarihleri arasında 2006/10302 sayılı Bakanlar Kurulu kararı gereği yıllık %30,19.11.2009-18.10.2010 tarihleri arasında 2009/15565 sayılı Bakanlar Kurulu kararı gereği yıllık %23,4,19.10.2010 tarihinden sonra ise 2010/965 sayılı Bakanlar Kurulu kararı gereği yıllık % 16,8 oranında gecikme zammı işletilmesi gerekir. Mahkeme kararındaki faiz oranı itibariyle davacı temyizi bulunmadığı dikkate alındığında bu husus davalı lehine olmakla birlikte avans faiz oranının davalı aleyhine olarak 29.12.2011 tarihinden itibaren % 17.75 oran itibariyle 6183 sayılı yasanın 51. maddesine göre belirlenen ve 19.10.2010 tarihinden itibaren uygulanan % 16,8 oranının üzerine çıktığı ve bu durumun davalının aleyhine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümün 1. bendinde yer alan “asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 27 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine” sözlerinin karardan çıkartılarak yerine “asıl alacağa takip tarihinden itibaren 6183 sayılı yasanın 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranlarını aşmamak kaydıyla yıllık % 27 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine”sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 27.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.