Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/19445 E. 2012/23043 K. 12.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19445
KARAR NO : 2012/23043
KARAR TARİHİ : 12.10.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak, tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, … mahallesi 61202 ada 1 parsel C blokta bulunan dairesine su abonesi olabilmek için 3.300 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini,956 TL.sini ödediğini,kalanının taksit yapıldığını belirterek ödediği bedelin davalıdan tahsiline,taksitlerinin ödemesinin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin, davanın kabulüne dair kararının davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 27.04.2010 tarih ve 2009/14774 esas 2010/5795 karar sayılı ilamı ile; “….hizmet götürüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması halinde davacı katılım payının yüklenici veya kendisi tarafından ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür.Bu konuda tarafların delilleri toplanıp gerektiğinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir” gerekçesiyle karar verilmiş,mahkemece bozma ilamına uyularak; davacının 1.885,07 TL kanal katılım ve şebeke bedeli ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK.nun 294.maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder.Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur.Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün
sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında;açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Bu hükümler kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.
Anılan yasal düzenlemeler dikkate alındığında somut olayda, mahkemece hüküm kurulurken, davalının 1885 TL istemeye hakkı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmek suretiyle tereddüt ve çelişki yaratılmıştır.Öyle olunca mahkemece az yukarda açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda, çelişki giderilecek ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde, yeniden bir karar verilmesi için çelişkili olarak kurulan hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 12.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.