Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/3663 E. 2012/9263 K. 05.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3663
KARAR NO : 2012/9263
KARAR TARİHİ : 05.04.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekcesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı şirketten 28.9.2009 tarihinde … plaka sayılı … marka araç satın aldığını, aracı satın aldıktan sonra 13.500 km.de adı geçen aracın yağ eksiltmesi nedeniyle arıza vermeye başladığını, ön düzenden de arızalandığını, arızanın servi tarafından giderilerek 13.3.2010 tarihinde düzeltildiğini, 27.5.2010 tarihinde aracın seyir halinde iken sola çekmeye başladığını, 7.6.2010 tarihinde arıza sonucu tekrar servise gittiğini, arızanın giderildiğini ve aracı tekrar teslim aldığını, aracın 2 yıllık … kapsamında 9 ayda çeşitli arızalar meydana geldiğini, araçtan beklediği faydayı bir türlü sağlayamadığını bu nedenlerle ayıplı aracın muadili ile değiştirilmesini ayrıca mahkeme giderleri ve servi dışı harcamalarının da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan 2012/3663-9263
yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta,taraflar arasında 4077 sayılı kanunda belirtilen şekilde araç satış sözleşmesi bulunmaktadır. Davaya konu araç davacı adına kayıtlı olup ruhsatında özel-hususi amaç için kullanılacağı ibaresi vardır ve TKHK anlamında davacı tüketici olup davada tüketici işlemi mevcut bulunmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece taraf delilleri toplanıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken genel mahkemenin görevli olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın temyiz eden BOZULMASINA, 5.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.