Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/1805 E. 2012/12432 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1805
KARAR NO : 2012/12432
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya teslim etmiş olduğu 20450 kg üzüm bedelinin ödenmediğini, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan üzün almadığını, davacının üzümlerini dava dışı … Ticarete teslim ettiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dosyaya ibraz edilen kantar fişleri ve dinlenen tanık beyanları gereğince davacının üzümlerini davalıya satıp teslim ettiği, satış bedelinin ise ödenmediği kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, 7.147,00 TL üzerinden takibe yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya satmış olduğu üzüm bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, alacağının tahsili için takip başlatmış, davalı ise davacıdan üzüm satın almadığını savunarak, akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Medeni Kanunun 6. maddesi gereğince, herkes iddiasını ispatla yükümlü olup, davacı da davalıya üzüm sattığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Davada delil olarak kantar fişlerine dayanılmışsa da, dosyaya ibraz edilen söz konusu kantar fişlerinde davalının imzası bulunmadığı gibi, firma adı karşısında da “…” yazısı bulunmaktadır. Davalının imza ve yazısını taşımayan böyle bir belge, borç ikrarını havi nitelikte bir belge olmadığı gibi, yazılı delil başlangıcı niteliğinde de değildir. Yine davalının açık muvafakatı bulunmadığından olayda tanık dinlenemeyeceği gibi, tanık beyanları esas alınarak da hüküm kurulamaz. O halde davacı, davalıya üzüm sattığını ve bu nedenle takip konusu miktar üzerinden davalıdan alacaklı olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Ne var ki davacı, dava dilekçesinde “her türlü delil” demek suretiyle “yemin” deliline de dayanmış olduğundan, mahkemece bu konuda davalıya yemin yöneltme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, borç ikrarını içeren ya da yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir belge mevcut olmadığı halde, eksik inceleme ve yanlış değerlendirmelerle kantar fişleri ve tanık beyanları esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.