YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7133
KARAR NO : 2012/10424
KARAR TARİHİ : 18.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kaybettiği nüfus cüzdanının kullanılarak davalı bankadan kredi kullanıldığını, davalının bireysel kredi sözleşmesine dayanarak aleyhine icra takibi başlattığını, takibe dayanak yapılan sözleşmeyi kendisinin imzalamadığını ileri sürerek, icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığını kabul ettiklerini, kendilerinin kusuru olmadığını savunarak yargılama gideri, vekalet ücreti ve kötüniyet tazminatından sorumlu tutulmamasını istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3/h maddesinde, tüketici işlemini, mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi, 3/k maddesinde ise mevzuatları gereği tüketicilere nakit kredi vermeye yetkili olan banka, özel finans kuruluşu ve finansman şirketlerini, kredi veren olarak tanımlamış, Yasanın 10.maddesi ise, tüketici kredisini düzenlemiştir.
2012/7133-10424
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin diğer bir anlatımla tüketici işleminin olması gerekir. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasadan kaynaklanan tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece davaya ara kararıyla tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde genel mahkeme sıfatıyla hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1 no’lu bentte yazılı nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2 no’lu bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 120.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.