YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17734
KARAR NO : 2012/45162
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olaya gelince; Sanığın, … Devlet Hastanesi Kardiyoloji bölümünde yatmakta olan katılanın eşinin bulunduğu odaya gelerek katılanın da bulunduğu ortamda kendileri ile sohbet edip güvenlerini kazandığı, daha sonra babasının da orada yatacağını söyleyerek katılan ile birlikte bazı işlemleri yapmak için odadan ayrıldıkları, bir müddet sonra sanığın bir bahane uydurarak katılanın yanından ayrıldığı ve doğruca yatmakta olan Muharrem Kuru’nun yanına giderek eşinin çantasını istediğini söylediği ve Muharrem Kuru’nun da ona inanarak içinde 600 ABD doları, 280 Euro ve 30 TL bulunan çantasını verdiği, sanığın çantayı aldıktan sonra ortadan kaybolduğu şeklinde gelişen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.