Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/5069 E. 2011/2523 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5069
KARAR NO : 2011/2523
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve sayılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı … vekili Avukat … geldi. Diğer davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davada, davalı vekil … ‘nin vekalet görevini kötüye kullanarak diğer davalı …’na haksız ve sebepsiz ödeme yaptığı ileri sürülerek ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Hükme esas alınan 06.06.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davacı şirketin nam ve hesabına davalı vekil … tarafından diğer davalı …’na yapılan 1.621.400,00 TL ödemeden, davalı …’nun dava konusu inşaat nedeniyle yapmış olduğu 1.603.421,73 TL gider (davacı şirkete iade edilen tutar + davacı şirket adına üçüncü kişilere yapılan ödemeler) tenzil edilerek fazla ödeme tutarı 17.978,27 TL olarak belirlenmiş, aynı raporda devamla taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin dosyaya ibraz edilmiş olan hesap özeti, ekstre, havale dekontları ve imzalı ödeme belgelerine göre çıkarıldığı, alacak borç hareketleri kanuni defterlere ve muhasebe kayıtlarına istinat ettirilmediğinden kesin hesabın başka bir şekilde çıkarılmasının mümkün olmadığı, davalılar tarafından davacı şirket nam ve hesabına yapılmış başka bir harcama varsa kuşkusuz bu harcamaların da dikkate alınarak davalıların borcundan düşülmesi gerektiği bildirilmiştir. Davacı şirket vekili 04.11.2008 tarihli dilekçesiyle rapora itiraz etmiş, davalı … vekili de 05.11.2008 tarihli dilekçe ekinde davacı şirkete ve davacı şirketin sigortalı işçisi olduğu iddia edilen kişilere yapılan ödemelerle ilgili yeni belgeler ibraz etmiştir. Mahkemece bilirkişi kurulu raporuna yönelik itirazlar karşılanmadan, yapılan ödemelere ve giderlere ilişkin yeni deliller de değerlendirilmeden dava sonuçlandırılmıştır. Dosyaya sunulan yeni deliller alacak borç durumunu değiştirecek nitelikte olduğundan bilirkişi kurulunca değerlendirilmesi, rapora yönelik itirazların da karşılanması maddi gerçeğin ortaya çıkması bakımından zorunludur.
O halde mahkemece yapılacak işlem; bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla, 06.06.2008 tarihli asıl rapora yönelik itirazları cevaplandırıp karşılamak, 05.11.2008 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen delilleri inceleyip değerlendirerek davanın açıldığı 22.02.2007 tarihi itibariyle alacak borç durumunu yeniden belirlemek, sonucuna göre davacı şirketin bir alacağı çıkarsa dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek, dava tarihinden sonra yapılan ödemeleri icra safhasında dikkate alınmak üzere ödeme tarihleri ve miktarı gösterilmek suretiyle alacaktan mahsup etmek, vekâlet ücretlerini dava tarihi itibariyle kabul ve ret olunan miktarlara göre hesaplayıp karar altına almak, yargılama giderlerini de yine dava tarihi itibariyle belirlenen kabul ve ret oranlarına göre paylaştırmak, şayet yapılan alacak borç hesabı sonucunda davacı şirketin bir alacağı çıkmazsa davanın reddine karar vermekten ibarettir. Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi, özellikle dava dilekçesinde alacağa avans faizi uygulanması talep edildiği halde yasal faize hükmedilmesi, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin dava tarihi itibariyle saptanan miktarlar yerine dava tarihinden sonra yapılan ödemeler tenzil edildikten sonra kalan miktarlar üzerinden hesaplanıp karar altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı şirkete, 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin de davacı şirketten alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı …’na verilmesine, davalı … Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından bu davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.