YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12677
KARAR NO : 2013/26484
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının işlettiği… tatil yaparken davalıya ait otoparkta bulunan araçlarına hırsız girdiğini ve çantalarının çalındığını, silahları ve kimlikleri de çalındığı için Bakanlıkça soruşturma geçirdiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 8,000-TL maddi ve her bir davacı için 2.000-TL’şer manevi tazminat olmak üzere toplam 12.000-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişler, 25.12.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 17.000-TL’ye çıkarmışlardır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacıların her biri için ayrı ayrı 1.000-TL olmak üzere toplam 2.000-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, toplam 8.500-TL maddi tazminatın davalıdan olay tarihi olan 02/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2013/12677-26484
2-B.K.’nun 49. maddesi hükmü uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için; şahsiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir. Somut olayda davacıların kişilik haklarının zarar gördüğü kabul edilemez. Mahkemece, olayda manevi tazminat koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak manevi tazminat isteminin tamamen reddi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davacılar, dava dilekçesinde alacağın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemişler, ıslah dilekçesi ile “dava tarihinden itibaren” yasal faiz uygulanmasını talep etmişlerdir. Mahkemece, ıslah dilekçesi ile faiz başlangıç tarihinin değiştirildiği gözetilmden olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 179.50 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.