Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/200 E. 2011/2594 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/200
KARAR NO : 2011/2594
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

Davacı-k.davalı … ile davalı-k.davacı … arasındaki davadan dolayı … 2. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 03.04.2008 gün ve 2004/298-2008/147 sayılı hükmü onayan Dairemizin 22.12.2009 gün ve 2008/7762-2009/7027 sayılı ilâmı aleyhinde davalı-k.davacı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, Borçlar Yasası’nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr giderimi tayini, karşı dava ise temlik alınan cezai şart alacağının mahsubu, kalan miktarın tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davacının alacak isteminin kabulüne, icra inkâr giderimi talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dairemizde yapılan inceleme sonucunda verilen 22.12.2009 tarih 2008/7762 Esas 2009/7027 Karar sayılı kararda davacı kooperatif vekili mahkeme kararını 10.10.2008 havale tarihli dilekçeyle temyiz etmiş ise de bu dilekçenin temyiz defterine kaydının yaptırılmadığı, temyiz harcının da yatırılmadığı, bu şekilde temyiz süresinin geçirildiği anlaşıldığından kooperatifin temyiz isteminin reddine, davalı karşı davacı …’ın temyiz isteminin kısmen kabulü ile davacı kooperatifin icra takibinde asıl alacak dışında 1.296,37 TL işlemiş faiz isteminde bulunduğu, oysa işlemiş faizin karar altına alınabilmesi için davalının icra takip tarihinden önce miktar bildirir ve ödeme ister şekilde ihtarname gönderilerek temerrüde düşürülmesi gerektiği, olayda temerrüt olgusunun gerçekleşmediğine göre faizin icra takip tarihinden itibaren başlatılması, işlemiş faiz isteminin reddedilmesi, işlemiş faizi de kapsar şekilde itirazın iptâline karar verilerek faize faiz yürütülmesi sonucunu yaratacak şekilde hüküm kurulmasının doğru olmayacağı gerekçesiyle kararın bozulmasına, anılan hatanın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Davalı karşı davacı bu karara karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı kooperatif … 2’nci İcra Müdürlüğü’nün 2002/4610 Esas sayılı dosyasında davalı karşı davacı … aleyhinde yaptığı icra takibinde üç adet kambiyo senedi bonoya
dayanarak 19.881.450.000 TL asıl alacak 1.296.379.479 TL işlemiş faiz olmak üzere 21.177.829.479 TL talep etmiş, davalı karşı davacı borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur. Eldeki bu davada davacı itirazın iptâli, takibin devamı %40 icra inkâr giderimi, davalı ve karşı davacı ise eşi …’dan temlik aldığı cezai şart alacağının davacı ve karşı davalı kooperatife olan borcuna mahsubuna bakiye alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkemede yapılan yargılama sonucunda davacının alacak isteminin kabulüne, icra inkâr giderimi talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Ancak karşı davada istenen cezai şart alacağı yönünden herhangi bir araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Karar gerekçesinde dava dışı …’dan inşaatın geç teslim edilmesinden kaynaklanan cezai şart alacağını temlik aldığını iddia eden davalı borçlu ile davacı kooperatif arasında bir sözleşmeye dayalı ilişki bulunmadığı, başka kişi ile yapılan sözleşmeye dayalı alacağın takas def’i ile istenemeyeceği, kaldı ki dayanılan temliknamenin usulüne uygun şekilde noterde düzenlenmediği ifade edilmiştir. Oysa alacağın temlikinin adi yazılı bir belgeyle yapılması mümkündür. Bu konuda yasal bir engel bulunmamaktadır. Dava konusu somut olayda davalı karşı davacı … ile dava dışı eşi … arasında 01.07.2002 tarihli temlikname düzenlenmiştir. Bu temlikname uyarınca … davacı karşı davacı kooperatiften alacağı 01.03.1999 tarihinden başlayıp 01.07.1999 tarihine kadarki dönemi kapsayan aylık 5000 DM olmak üzere 25000 DM cezai şart alacağını eşi …’a temlik etmiştir. Karşı davanın dayanağını da bu temlikname oluşturmaktadır.
… 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/653 Esas sayılı dava dosyasında davacı kooperatif ile davalı … arasında tapu iptâli tescil davası görülmektedir. Bu davada … İlçesi, … Beldesi, Karaçaltı mevkiinde yer alan tapunun … parselde kayıtlı taşınmaza yapılan inşaattaki D Blok altındaki iki dükkan ile yine D Blok zemin katta kalan 1, 2, 3, 4 numaralı daireler dışında kalan tüm bağımsız bölümlerin tapusunun iptâli ile adlarına tesciline karar verilmesi istenmiştir. Somut olaya ilişkin uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup taraflar arasında … 2. Noterliğinde 18.05.1995 tarih 11316 sayılı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşmenin inşaat süresi ve cezai şartlar bölümünde inşaatın ruhsat alındıktan sonra 36 ay içerisinde bitirilip teslim edileceği, gecikme olması halinde yüklenicinin mal sahibine ayda 5000 Alman markını cezai şart olarak ödeyeceği hükme bağlanmıştır.
… 2. İcra Müdürlüğü’nün 2003/2310 Esas sayılı dosyasında alacaklı … tarafından borçlu SS … aleyhinde yapılan icra takibinde aynı kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanılarak Mart 2003 ayı dahil toplam 46 aylık birikmiş cezai şarttan …’a temlik edilen dışında kalan 104814 EURO ana para 14673 EURO işlemiş faiz olmak üzere 119487 EURO’nun tahsili istenmiş, borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur. Bilahare … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/232 Esas sayılı dava dosyasında görülen itirazın iptâli davası açılmıştır. Bu dava dosyası da 2002/653 Esas nolu tapu iptâli tescil dava dosyası ile birleştirilmiştir. Her iki davanın yargılaması devam etmektedir.
Bu durumda, eldeki dava ve karşı dava dosyası ile aynı mahkemede derdest olan 2002/653 ve 2002/232 Esas sayılı dava dosyaları arasında davanın konusu, tarafları bakımından bağlantı bulunmaktadır. Bu dava dosyalarının birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse yargılama tekniği ve birbirine aykırı kararların çıkmasının önlenmesi açısından fayda vardır. Anılan dava dosyaları HUMK’nın 45/I ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 14.02.1992 tarih ve 3/2 sayılı kararı uyarınca birleştirilerek görülmelidir.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetli olmamış, davalı karşı davacının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin düzelterek onamaya ilişkin kararının ikinci ve üçüncü parağraf ve bendine ilişkin bölümlerinin ortadan kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 12.12.2009 tarih ve 2008/7762 Esas ve 2009/7027 karar sayılı ilâmının ikinci ve üçüncü parağraf ve bendine ilişkin bölümlerinin ortadan kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcı ile ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davalı-k.davacı …’a geri verilmesine, 28.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.