YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7314
KARAR NO : 2011/2050
KARAR TARİHİ : 04.04.2011
Davacı-k.davalı … ile davalı … Birleşen 2000/165 Esas sayılı davada davacı … Elektrik Dekorasyon Turz. Ltd. Şti. ile davalı … arasındaki davadan dolayı … Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 11.11.2008 gün ve 2000/46-2008/253 sayılı hükmü onayan Dairemizin 14.07.2010 gün ve 2009/3469-2010/4075 sayılı ilâmı aleyhinde davacı-k.davalı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup asıl davada ödendiği ileri sürülen iş bedelinin istirdadı ve iş bedeline mahsuben verilen çekten dolayı menfi tespit, birleşen davada ise kalan iş bedelinin tahsili istenmiş, mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce onanmış, onama kararına karşı davacı karşı davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilâmında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı karşı davalı vekilinin diğer karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı karşı davalı iş sahibi dava dilekçesinde, yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalât bedeline karşılık olmak üzere toplam 10.652,00 TL’nin ödendiğini bildirmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu gerçekleştirilen imalât bedeli 5.095,00 TL tespit edildikten sonra bu bedelden makbuz karşılığı ödenen 1.000,00 TL ile iki adet 500’er TL’lik çeklerle yapılan ödemelerden dolayı da 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL ödeme mahsup edilerek kalan iş bedeli hüküm altına alınmıştır. Şu halde mahkemece kabul edilen 2.000,00 TL dışında 8.652,00 TL daha elden ödeme yapıldığı iddiası ileri sürülmektedir. Her ne kadar bu iddianın kanıtlanması için herhangi bir yazılı delil ibraz edilmemiş ise de dava dilekçesinin “kanıtlar” bölümünde “Her türlü yasal delail” yazılmak suretiyle yemin deliline de dayanılmıştır. Bu durumda anılan elden ödeme iddasının ispatı için davacıya, davalı …’ya yemin teklif etme hakkının hatırlatılarak sonucuna göre bir hükme varılması gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın verilen kararın Dairemizce onanması yerinde görülmemiş, belirtilen sebeplerle onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı karşı davalı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle Dairemizin 14.07.2010 tarih 2009/3469 E. 2010/4075 K. sayılı onama ilâmının kaldırılarak hükmün davacı karşı davalı yararına BOZULMASINA, davacı karşı davalı vekili Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettirmediğinden lehine duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği karar düzeltme peşin harcı ile fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacı-k.davalı …’a geri verilmesine, 04.04.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
– KARŞI OY YAZISI –
HUMK’nın 440. maddesinde karar düzeltme sebepleri dört bent halinde sayılmıştır. Bunlar sırasıyla; 1-Temyiz dilekçesi ve kanuni süresi içinde verilmiş olması şartıyla karşı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılmış olması, 2-Yargıtay kararında birbirine aykırı fıkralar bulunması, 3-Yargıtay incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen bir hile veya sahteliğin ortaya çıkması, 4-Yargıtay kararının usul ve kanuna aykırı bulunmasıdır.
Eldeki asıl dava menfi tesbit ve davalı iş sahibine fazladan yapılan ödemenin istirdadı, birleşen dava ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemenin kabul ettiği gibi davalı ve birleşen dosya davacısı yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin 5.095,70 TL olduğu sabittir. Bu iş bedeline karşılık nakit ve çekle toplam 2.000,00 TL ödeme yapıldığı da davalı yüklenicinin kabulündedir. Davacı-birleşen dosya davalısı iş sahibi kabul edilmeyen ödemeleri HUMK’nın 288. ve devamı maddeleri gereğince yazılı delil ve yazılı
delil başlangıcı niteliğinde bir belge ibraz edemediğinden kanıtlayamamıştır. Her ne kadar dava dilekçesinin deliller bölümünde “her türlü yasal delail” denilmek suretiyle Yargıtay uygulamalarına göre yemin deliline de dayanılmış ise de, mahkemece iş sahibine yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılmamış, buna rağmen iş sahibince temyiz dilekçesinde yemin teklifinin hatırlatılmamış olması temyiz nedeni olarak ileri sürülmemiş ve re’sen temyiz sebebine de dayanılmamıştır. Sadece ödemelerinin kabul edilmemesi bozma nedeni olarak ileri sürülmüş, Dairemizce de ödemeyle ilgili yazılı kanıt bulunmadığı ve diğer temyiz itirazları da yerinde görülmediğinden yerel mahkeme kararı onanmıştır. Karar düzeltme dilekçesinde de yemin teklif etme hakkının hatırlatılmadığı ileri sürülmemiş ve kanunda belirtilen karar düzeltme nedenlerinden hangisine veya hangilerine dayanıldığı bildirilmemiştir (Yargıtay 11. H.D.’nin 29.03.1991 gün 2144-2233 E.K. sayılı ilâmı). Bu hale göre Yasa’da tahdidi olarak sayılan karar düzeltme nedenleri bulunmadığından istemin reddi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun talebin kabulü yönündeki kararına katılamıyorum.