YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2062
KARAR NO : 2021/14356
KARAR TARİHİ : 17.11.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, iptal edilen hizmet sürelerinin geçerli olduğunun ve buna dayalı olarak kesilen ölüm aylıklarının kesildiği tarihten itibaren faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan son bozma ilamımızda, “… tarihleri arasındaki hizmetlerin, ilgili yasa maddesi kapsamında, davalı Kurumca kabul edilip edilmediği net bir biçimde sorulmalı, söz konusu sürelerin Kurumun kabulünde olduğu tespit edildiğinde şimdiki gibi karar verilmeli, aksi halde ticari faaliyete dayanan … arasındaki sigortalılık süresi belirlenip, murisin ölüm tarihindeki aylık bağlama şartları dikkate alınıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır…” hususları belirtilmiş, bozma sonrası davalı Kurum tarafından verilen cevabi yazıda, murisin iptal edilen oda kaydına dayalı sigortalılık süresinin kabul edildiği, … tarihli başvuru üzerine … tarihine kadar vergi kaydının bulunduğunun anlaşıldığı, çıkarılan prim borcunun … tarihinde ödendiğinin belirtilmesi üzerine mahkemece prim borcunun ödendiği tarihi takip eden aybaşından ölüm aylığının bağlanmasına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, söz konusu hüküm yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.
Ayrıntıları ilk bozma ilamımızda belirtildiği üzere, iptal edilen sigortalılık sürelerinin 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 54. maddesi gereği davalı Kurum tarafından kabul edildiği anlaşıldığından mahkemece, kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması gerektiği gözetilmeli, ne var ki; vergi kaydına dayalı sürelere ilişkin primlerin yargılama aşamasında tahsil edildiği belirgin olduğundan, aylığın bağlanması hususunda bu sürelerin dikkate alınmaması gerekmektedir.
Mahkemenin, bu maddi ve hukuki olguları gözetmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.11.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.