Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2012/3133 E. 2012/4235 K. 06.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3133
KARAR NO : 2012/4235
KARAR TARİHİ : 06.06.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Bolu 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/7395 takip sayılı icra dosyası kapsamından; davacı tarafından, 18.10.2010 tarih ve 32908 numaralı fatura dayanak alınarak, davalı hakkında adi takip yoluyla başlatılan icra takibinde 1.650,00 TL asıl alacak ve 44,00 TL işlemiş temerrüt faizinin tahsilinin istendiği, davalının süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; takip konusu asıl alacak üzerinden takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli istemiyle açılan davanın da bir yıllık süresi içinde açılmış olduğu tespit olunmuştur.
Davacı, dava ve takibe dayanak alınan faturada gösterilen “branda yapımı” işini yaparak davalıya teslim ettiğini; iş bedeli olan fatura bedelinin kendisine ödenmediğini ileri sürmüş; davalı taraf ise, akdî ilişkiyi inkâr ederek, 28.12.2011 tarihli oturumda imzası ile onayladığı açıklamasında davalı, davacı tarafından dosya kapsamında sunulan fotoğraflarda gösterilen ve üzerinde davacının logosu bulunan çadırı 4-5 yıl önce davacı tarafından kendisine teslim edildiğini ve bedelinin de davacıya ödendiğini bildirmiştir.
Davalının 28.12.2011 tarihli oturumdaki imzası ile onayladığı açıklaması “bağlantısız bileşik ikrar” niteliğindedir. Bağlantısız bileşik ikrarda, ikrar edenin, ikrarına eklediği vakıa ile ikrar edilen vakıa arasında hiçbir bağlantı yoktur. İkrarda bulunan ikrarına yeni bir vakıa eklemiş olur. Bu durumda savunmasının ispatı ikrarda bulunan davalıya düşer. Davalı, davacı tarafından yapılan çadırı teslim aldığını ve bedelini ödediğini ikrar ettiği halde; davacı tarafından yapılıp teslim edilen çadırın başka bir sözleşme gereğince teslim edildiğini ve kendisi tarafından bedelinin davacıya ödenmiş olduğunu yasal ve yazılı delillerle kanıtlamakla ödevlidir. Buna göre; mahkemece, davalının az yukarıda içeriği açıklanan savunmasının kanıtlanabilmesi için yasal delillerini ve davacı tarafın da karşı delillerini sunabilmesi için taraflara süre verilmeli ve yasal ve yazılı delille davalının savunmasını kanıtlaması durumunda işin esası incelenmeden davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Davalının savunmasının kanıtlanamamış olması durumunda ise; yanlar arasındaki “branda yapımına” ilişkin akdî ilişkinin yani Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımı yapılan “eser” sözleşmesinin varlığı ile işin davalıya teslim edilmiş olduğunun kabulü ile işe ilişkin davacı tarafından keşide olunan faturanın, davalıya tebliğ olunduğu ve Türk Ticaret Kanunu’nun 23/2. maddesi gereğince 8 günlük süresi içinde davalının fatura kapsamına itirazda bulunmaması durumunda da kapsamı kesinleşmiş olacağından, dava konusu asıl alacak üzerinden davalının itirazının iptâline karar verilmesi gerekecektir. İcra takibi ve davaya dayanak alınan fatura kapsamının kesinleşmiş olmaması durumunda da iş bedeli, yanlar arasında çekişmeli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi gereğince, işi bilen bir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak işin yapılacağı zamandaki serbest piyasa fiyatlarıyla bedelinin mahkemece belirlenmesi ve taleple bağlı kalınarak, varılacak sonuca göre uyuşmazlık çözümlenmelidir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve davanın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.