Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/1302 E. 2011/2404 K. 20.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1302
KARAR NO : 2011/2404
KARAR TARİHİ : 20.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca verilmesi gereken 4 nolu bağımsız bölümün, davalı … adına olan tapu kaydının iptâline ve adına tesciline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Davalı …, davacının edimlerini sözleşmeye uygun ifa etmediğinden ve iskân raporu da alınmadığından tapunun istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 25.09.1999 tarihli sözleşmede 3 adet daire arsa sahiplerine verilmek üzere davalının arsa üzerine bina inşaası kararlaştırılmıştır. Sözleşmede, inşaat yapıldıkça yüklenicinin bağımsız bölüm tapularının aşamalı devri kabul edilmiştir. Davacı tapusu verilmeyen 4 nolu bağımsız bölümün tapu payının devrini istemekte ise de, arsa sahibi davalılar tarafından yüklenici aleyhine aynı sözleşmeye dayanılarak açılan davada, eksik işler ve kira kaybı karşılığı 14.690,60 TL’nin yükleniciden tahsiline karar verilmiş, karar, deracaattan geçmek suretiyle 17.04.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Arsa sahipleri, davalının tapusunu almadığı başka daire kalmadığından dava konusu 4 nolu bağımsız bölümün teminat olarak tutulduğunu, alacaklarını tahsil ettikten sonra kalanın devredileceğini savunmuşlardır. Gerçekten arsa sahipleri elinde başkaca tapu kalmadığından 4 nolu dairenin devri halinde, arsa sahiplerinin alacakları teminatsız kalacaktır. Bu nedenle arsa sahiplerinin kesinleşen alacaklarının ödenmesi kaydıyla tapunun iptâli ve davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin davanın kabul edilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de, iskân izninin yargılama aşamasında alındığı, davanın açılmasına davalıların sebebiyet vermediği gözetilmeksizin yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılması yerine davalı …’dan alınmasına karar verilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine, 20.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.