Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/2106 E. 2011/2568 K. 27.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2106
KARAR NO : 2011/2568
KARAR TARİHİ : 27.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davacı yüklenici sözleşmenin feshi nedeniyle davalı arsasına yaptığı inşaatın bedelini talep etmiş, mahkemece kabule dair verilen karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiği ve bu itibarla BK’nın 108. maddesi uyarınca yüklenicinin davalı arsa sahibinin taşınmazı üzerine ve onun yararına yaptığı imalâtların bedelini talep hakkının bulunduğunda şüphe yoktur. Ne var ki yapılan bu imalâtların bedelinin istenebilmesi için kamu düzeninden sayılan imar mevzuatına, belediyesince onaylı projesine, ruhsatına ve işin gerektirdiği fen ve tekniğine uygun şekilde yapılıp yapılmadıklarının denetlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. İmar mevzuatına, onaylı projesine, ruhsatına fen ve tekniğe aykırı şekilde yapıldığı anlaşılacak bir yapının ekonomik değer taşıdığından sözedilemeyeceği gibi bundan dolayı bedelinin istenemeyeceği de açıktır. Ancak mahkemece bu hususlarda herhangi bir inceleme yapılmış değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, mahallinde uzman bilirkişi kurulu marifeti ile keşif yapılarak, dava konusu inşaatın imar mevzuatına, onaylı projesine, ruhsatına ve işin fen ve tekniğine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenerek belirtilen bu ilkelere aykırı şekilde gerçekleştirildiği ve bu aykırılıkların giderilemeyeceğinin de saptanması halinde davanın reddine, aykırılıkların yasal yöntemine uygun şekilde giderilebileceğinin anlaşılması halinde ise hesaplanacak giderilme bedelinin davacı alacağından mahsubu ile hüküm kurulması, inşa edilen yapıların yukarıda belirtilen tüm yasal kurallara uygun şekilde yapıldığının anlaşılması halinde ise şimdiki gibi hüküm kurulmasından ibaret olmalıdır.
Değinilen hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 27.04.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
İnşaatın 15.08.1997 tarihinde ruhsatının alınmış olmasına, belediye işlem dosyasından imara aykırılık saptanıp yıkım kararı verilmediğinin anlaşılmasına, bilirkişi raporunda projelerin incelendiği belirtilmemiş ise de ruhsatın incelenmiş olduğu, ruhsata ve tekniğine aykırı bir durumun açıklanmamış olmasına göre davada talep edilen miktar itibariyle kararın onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun yeniden araştırmaya ilişkin bozma kararına katılamıyorum.