YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16846
KARAR NO : 2011/2261
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 19.07.2010 gün ve 2009/19593 Esas – 2010/14847 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay kararında yazılı gerekçelere göre karar düzeltme isteği HUMK’nun 440.maddesinde yazılı nedenlerden hiç birisine uymadığından REDDİNE, peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, H.U.M.K’nun 442.maddesi gözönünde bulundurularak takdiren 185,00-TL. para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydedilmesine 15.02.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
-MUHALEFET ŞERHİ-
Dava konusu taşınmaz, Ankara, Kızılay’da Atatürk Bulvarına cepheli, alt katında dükkan yapılmasına müsaade edilen bir taşınmazdır.
Dava konusu taşınmaza inşaat yapılırken verilen ruhsat uyarınca, çekme mesafesi belirtilmiş ve bitişik nizamdaki bütün binaların aynı seviyede yapılması sağlanmıştır.
Dava konusu taşınmazın önü, yayaların kullanımına bırakılmıştır. İşyeri olarak kullanılan taşınmazın vitrini de bu kaldırama bitişiktir.
Anayasanın 35. maddesindeki “Mülkiyet hakkı, kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”
TMK. nun 731. maddesindeki “Taşınmaz mülkiyetinin kanundan doğan kısıtlamaları, tapu siciline tescil edilmeksizin etkili olur.”
737. maddesindeki “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.”
Hükümleri bulunmaktadır.
Diğer taraftan Avrupa İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye ek Protokol’ ün 1. maddesinde “… Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.” hükmü ile gerek TMK. nun 731 ve 737. maddeleri ile Anayasanın 35. maddesindeki hükümler, gerekse 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 34/4. maddesindeki “Zemin katlarda, dükkan yapılmasına müsaade edilen yapılarda, yaya kaldırımı ile aynı seviyedeki ön bahçeleri yayaya açık bulundurulacak, yayaların can emniyetini tehlikeye düşürecek duvar ve manialar yapılamaz.” hükmü gereğince davalı idarenin haksız el koyması söz konusu olmayıp İmar Kanununun uygulamasından kaynaklanmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün onanması düşüncesinde olduğumdan karar düzeltme isteminin reddine ilişkin görüşlerine katılamıyorum. 15.02.2011