Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/760 E. 2011/2041 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/760
KARAR NO : 2011/2041
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 765 sayılı TCK’ nın 459/3-son, 72; 647 sayılı Kanunun 4 ve 6. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme. Araç hasarı ve yoksunluğu nedeniyle 2000 YTL kazanç kaybı nedeniyle 2000 YTL, 5000 YTL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle sanıktan alınarak katılana verilmesine,

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Hükmün gerekçesinde sanığın iki kişinin nitelikli şekilde taksirle yaralanmasına neden olduğu kabul edilmesi karşısında eylemin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 459/2. maddesine uyduğu gözetilmeksizin, 765 sayılı TCK’nın 459/3. maddesine girdiği kabul edilerek teşdiden ceza tayin edildiği de belirtilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Katılan vekilinin 15.07.2004 tarihli dilekçede aracın tamir bedeli olarak 4.500 TL istemiş ve 14.10.2004 tarihli dilekçesinde mali sorumluluk sigortasından 2.812 TL ve aracın hurda olarak satışından 1200 TL aldıklarını beyan etmiş olması ve kusur oranında tazminat miktarından indirim yapılması gerektiği de gözetildiğinde buna yönelik istemin reddi yerine kabulüne karar verilmesi,
3- 2959 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 16/2. maddesi “C” bendi gereğince Adli Tıp Kurumu üçüncü ihtisas kurulu “eslekte kazanma gücü kaybı” hususunda bilimsel ve teknik görüşlerini mahkemelere bildirmekle görevli kılınmıştır. Anılan bu hüküm de gözetilerek katılanın yaşı ve mesleği belirtilerek Adli Tıp Kurumu üçüncü ihtisas Kurulundan rapor alınması gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ile hüküm tesisi,
3- Katılan vekilinin 15.07.2004 tarihli dilekçesinde faiz talep etmediği, faiz talebinin 04.12.2008 tarihli dilekçede belirtildiği gözetildiğinde, sanığın itirazının bulunmaması karşısında talep tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekirken olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.