Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/16 E. 2011/6043 K. 19.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16
KARAR NO : 2011/6043
KARAR TARİHİ : 19.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemiyle açılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra takip talebinde 9.676,00 TL asıl alacak ve 120,11 TL işlemiş faizden oluşan toplam 9.796,11 TL alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa uygulanacak %27 ve değişen oranlarda faizi ile tahsili istenmiş, mahkemece itirazın iptâli ile takibin devamına denilerek işlemiş faiz alacağı yönünden de dava kabul edilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 103. maddesine göre geçmiş günler faizine hükmedebilmek için borçlunun temerrüde düşürülmesi şarttır. Anılan maddeye göre geçmiş günler faizi temerrüt tarihinden başlar. Temerrüt, tarafların anlaşmasıyla borcun ifa edileceği gün kesin olarak belirlenmişse belirlenen günün bitiminde, taraflardan birine ifa gününü bir ihbarla belirleme hakkı tanınmışsa ihbarla bildirilen tarihin bitiminde, bu hallerin dışında ise borcun muaccel olması ve alacaklının yöntemine uygun ihtarı sonucu ifa için ayrıca süre verilmemişse ihtarın tebliğ tarihinde, verilmişse verilen sürenin bitiminde oluşur (BK.m.101). Ödeme talebini içermediği sürece borçluya fatura gönderilmesi ihtar yerine geçmez. Somut olayda takip öncesi davalı borçlu ihtarla temerrüde düşürülmediği gibi gönderilen fatura da ödeme talebini içermediğinden borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte değildir. Sözleşmeyle kararlaştırılmış bir ifa günü (kesin vade) de bulunmamaktadır. Temerrüt, icra takibinin başladığı 18.02.2008 tarihinde oluşmuş, davacı alacaklı ancak bu tarihten itibaren temerrüt faizine hak kazanmıştır. Mahkemece takip öncesi temerrüdün gerçekleşmediği gözetilerek işlemiş faiz alacağına yönelik itirazın iptâli isteminin reddi gerekirken temerrüt tarihinin belirlenmesinde hataya
düşülerek yazılı şekilde faiz alacağı yönünden de davanın kabulü doğru olmamıştır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden 6100 Sayılı HMK’nın 370/II. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin tamamen karardan çıkartılarak yerine “Davanın kısmen kabulüne, Söke İcra Müdürlüğü’nün 2008/776 Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun 9.676,00 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptâline, bu miktar asıl alacağa 3095 Sayılı Yasa uyarınca T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı %27 oranını geçmeyecek şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine”, 3 nolu bendinin tamamen çıkartılarak yerine “Harçlar Kanunu’na göre alınması gereken 522,50 TL karar ve ilâm harcından davanın açılması sırasında peşin alınan 69,40 TL ile icra müdürlüğünce tahsil olunan 48,90 TL’nin mahsup edilerek kalan 404,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına”, 4 nolu bendinin tamamen çıkartılarak yerine “Davacı vekili için Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesap olunan 1.161,12 TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine”, sözlerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.