Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/3524 E. 2011/6226 K. 26.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3524
KARAR NO : 2011/6226
KARAR TARİHİ : 26.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat … geldi. Davalılar vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacılar, yüklenici davalı şirketten bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişi olup davada, halen davalı … adına kayıtlı bulunan … köyü cami mevkii … ada 9 parsel üzerindeki 2/36 arsa paylı A blok zemin kat 2 nolu bağımsız bölüm tapusunun iptâli ile 1/2’şer oranında tescili, bağımsız bölüm üzerinde bulunan ipoteğin bedeli, eksik işler bedeli ve tercüme masrafı olarak da fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 2.000,00 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, olmadığı takdirde ikinci seçenek olarak ise ödenen 35.000 İngiliz Sterlini satış bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenmiştir. Davacılar vekili 22.08.2008 tarihli dilekçesi ile mevcut ipotekten dolayı dava konusu bağımsız bölümün 70.000,00 TL civarında borçla yükümlü bulunduğunu, bu nedenle tapu iptâli ve tescilin imkânsız olduğunu belirterek ödenen 35.000 İngiliz Sterlini satış bedelinin davalı arsa sahipleri … ve …’dan ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacıların tapu iptâli ve tescil talebinden vazgeçerek davayı alacağa dönüştürdükleri, alacağı da davalı arsa sahipleri … ve …’dan talep ettikleri, oysa davacılara yapılan satışın davalı şirket tarafından yapılması ve ödemelerin de bu şirkete yapılmış olması nedeniyle sebepsiz zenginleşenin davalılar … ve … olmadığı gerekçeleriyle dava husumetten reddedilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece dava değeri üzerinden 8.980,00 TL nisbi vekâlet ücreti hesaplanarak her bir davalı için davacıdan bu miktar vekâlet ücreti alınarak ayrı ayrı davalılara ödenmesine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesine göre husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi olarak hesaplanacak vekâlet ücreti, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez. Mahkemece dava husumet yönünden reddedilmiş olduğundan 575,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan davalılara verilmesi gerekirken, yazılı şekilde maktu miktarın aşılması ve her bir davalı için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nın 370/II. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle kararın hüküm fıkrasının vekâlet ücretiyle ilgili üçüncü bendinin tamamen karardan çıkartılarak, yerine “Karar tarihinde yürürlükte bulunun Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 575,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.