Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/10257 E. 2011/13883 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10257
KARAR NO : 2011/13883
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.02.2009 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkına elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, davalı ile 18.12.2003 tarihinde bayilik sözleşmesi düzenlendiğini, benzin istasyonunun bulunduğu 1344 sayılı parselde de 05.02.2023 tarihine kadar intifa hakkı sahibi olduklarını, 18.12.2003 tarihli bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak 24.10.2008 tarihinde feshedildiğini, feshe rağmen benzin istasyonunun davalı tarafından kullanılmakta olduğunu ileri sürerek intifa hakkına konu taşınmaza haksız elatmanın önlenmesini, feshin yapıldığı 24.10.2008 tarihinden geçerli olmak üzere şimdilik 2.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline, 18.12.2007 tarihinde davalıya teslim olunan malzemenin iade edilmemesi sebebiyle malzemenin teslimini ve günlük 100 Amerikan Doları olmak üzere 9.600 Amerikan Dolarından şimdilik 1.000 Amerikan Dolarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise, bayilik sözleşmesi gereği davacının vermesi gereken malzemelerin ihtarlara rağmen verilmediğini, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, böylelikle intifa hakkının da konusunun kalmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, 24.10.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 2.000,00 TL ecrimisilin bu tarihten, 27.067,00 TL ecrimisilin ise ıslah tarihi olan 08.04.2010 tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ariyet listesiyle davalıya teslim edilen 30 kalem eşyanın istirdadına, elinde bulunmadığı takdirde 64.194,00 TL bedelin davalıdan tahsiline 1.000,00 Amerikan Doları cezai şartın ödenme günündeki kur karşılığı Türk Lirası olmak üzere dövize uygulanan en yüksek faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında 18.12.2003 tarihli bayilik sözleşmesi bulunduğu ve buna bağlı olarak 1344 sayılı parsel üzerinde davacı yararına 05.02.2023 tarihine kadar intifa hakkı tesis edildiği dosyada toplanan delillerle sabittir.
Kuşkusuz, intifa hakkı bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa o sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin bu haktan vazgeçmesi, intifa hakkı sahibi tüzel kişi ise tüzel kişiliğinin sona ermesi ya da hakkın konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer. Yine belirtmek gerekir ki, kanuni intifa hakları hariç olmak üzere intifa hakkının kurulması daima bir sözleşmeyle olur. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşme ile intifa hakkı sahibi ile malik, hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın hangi koşullarda ve nasıl sürdürüleceğini kararlaştırabilir. Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı taşınmaz malikine yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse malik bozulan yararlar dengesini öne sürerek hakimden sözleşmeye müdahale etmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir. Kaldı ki, bu durumun ortaya çıkması halinde intifa hakkı sahibinin hakkı kullanmaya devam etmekte ısrar etmesi, o hakkın kötüye kullanılması anlamına gelir. Her ne kadar, intifa hakkının sona erme sebeplerini sayan Türk Medeni Kanununun 796 vd maddelerinde eşyaya bağlı irtifak haklarında olduğu gibi, şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin (TMK m.785) bir hüküm yoksa da, burada Türk Medeni Kanununun 785.maddesinin kıyasen uygulanacağı doktrinde ve Dairemiz uygulamasında kabul edilmektedir.
Bütün bu açıklamalardan sonra mahkemece şekle bağlı kalınmamalı, gerçeğin ortaya çıkartılması yukarıdan beri yapılan saptamalar doğrultusunda değerlendirilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta davalı, bayilik sözleşmesinin 24.10.2008 tarihinde feshedilmesini haklı nedenlere dayandırmış, bunun sebebini ise bayilik sözleşmesi uyarınca davacı tarafından istenen yeterli miktarda akaryakıt verilmediği, ihtarlara rağmen bu durumun sürdürüldüğü şeklinde açıklanmıştır. O yüzden, bayilik sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedilip feshedilmediğinin araştırılması, davanın çözümünde gereklidir. Zira, davacı şirket bayilik sözleşmesinde yüklendiği edimleri yerine getirmemiş, ihtarlara rağmen bu durumu devam ettirmekte ısrar etmiş, bu olgu sözleşmedeki yarar-zarar dengesini malik aleyhine bozmuş ise, intifa hakkının sürdürülmesine tahammül etmesi davalıdan beklenemez.
Bütün bu anlatılanlardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman olan kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna yerinde keşif yapılarak ve gerek duyulursa tarafların ticari defter ve kayıtlarından yararlanarak bayilik sözleşmesinde taraflara karşılıklı yüklenen hak ve borçların neler olduğunu belirletmek, edimlerini ifadan davacının ve davalının kusur durumlarını tespit etmek, yapılacak bu incelemede davacı edimlerini ifada temerrüde düşmüş ise bu temerrüdün davalı bakımından sonuçlarını ortaya çıkarmak, böylelikle ve kısaca 18.12.2003 tarihli sözleşmenin feshinde davacının kusurlu olup olmadığını saptamak, bu kusura rağmen intifa hakkının sürdürülmek istenmesinin hakkın kötüye kullanılması anlamına gelip gelmediğini araştırmak, davadaki istemleri bütün bunların sonucuna uygun bir karara bağlamak olmalıdır.
Değinilen yönler bir yana bırakılarak eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.