YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12189
KARAR NO : 2011/14205
KARAR TARİHİ : 23.11.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.07.2010 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı müdahalenin önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalılara ait binanın atık su borusunun sızıntı yapması nedeniyle evinin duvarlarından pis su sızdığını bu nedenle evini kullanamadığını belirterek elatmanın önlenmesi, eski kanalın yıkılarak yenisinin yaptırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Hükmün sonuç kısmında “….bilirkişi rapor ve krokisinde kırmızı renkle gösterilen A harfi ile işaretlenen kısımdaki zemin dairesinin klozet borusu dahil binanın pis su iniş borusu ve bina aydınlığındaki kısmı ve rogarı da dahil su sızdırmaz malzemelerle değiştirilerek tamir edilmesi suretiyle oluşan muarazanın önlenmesine, davalılar tarafından bir ay içinde muaraza giderilmediği takdirde, aynı koşullarla davacı tarafından yerine getirilmesine, bu iş için hesap edilen 300TL’nin avans olarak belirlenip onarım sonucundaki toplam bedelin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra ve İflas Kanununun 30. maddesinde bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair ilamların icra müdürlüğünce nasıl infaz edileceği hükme bağlanmış ve anılan hükümde bir işin yapılmasına dair ilamlar sebebiyle sarf edilecek giderlerin ya icra dairesinin tayin edeceği bilirkişinin bulduğu bedelin talepte bulunan tarafından ileride borçludan tahsil olunmak üzere ödeneceği veya icra dairesinin borçlunun haczedeceği malından karşılanmak üzere ilamın infaz edileceği belirtilmiştir. Açıkçası ilamın icrası için yapılacak giderler ancak mahkeme hükmünün kesinleşmesi ve icra müdürlüğünden infazının talep edilmesi halinde icra müdürünün belirleyeceği yöntemle tahsil edileceğinden bunun açılan davada peşinen istenme olanağı yoktur. Mahkemece anılan yasa hükmü gözden kaçırılarak kal ve yeniden yapım masraflarının peşinen mahkemece hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/VII maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün 2. paragrafında “muarazanın önlenmesine” kelimesinden sonra gelen “Davalılar tarafından bir ay içinde muaraza giderilmediği takdirde, aynı koşullarla davacı tarafından yerine getirilmesine, bu iş için hesap edilen 300TL’nin avans olarak belirlenip onarım sonucundaki toplam bedelin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin hükümden çıkartılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 23.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.