YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10920
KARAR NO : 2011/14111
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, davalılar ile 14.12.1984 tarihinde Antalya 4. Noterliği’nde düzenledikleri taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca murislerinden intikal eden 484 parsel sayılı taşınmazın 580m² bölümünün satışının vaat edildiğini, edimini yerine getirdiğini ileri sürerek, zilyetliğinde bulunan 484 parsel sayılı taşınmazın 580m² bölümünün adına tescilini; 16.03.2007 tarihli dilekçesi ile de, imar ile oluşan parsellerin adına tescilini istemiştir.
Davalı …, davacıya taşınmaz satmadığını; davalılar …, …, …, …, …, … ve … davanın zamanaşımına uğradığını savunmuşlardır. Davalılar … ve …, davacıya taşınmazı sattıklarını belirtmişlerdir.
Mahkemece, … payı elbirliği mülkiyeti halinde olduğu gerekçesi ile reddine, diğer paylar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK m.701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak halinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez.
Somut olayda, davacı, davalılar …, …, …, …, …, …, .. ve … ile Antalya 4. Noterliği’nde 14.12.1984 tarihinde düzenlendikleri taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak davasını açmıştır. Tapu kayıtlarından, sözleşmede satışı vaat edilen … parsel sayılı taşınmazın 19.01.2000 tarihinde imarı ile … ada 1 ve … ada 1 parsel sayılı taşınmazlar oluştuğu anlaşılmaktadır. Satış vaadinde bulunanlardan … da adı geçen bu parsellerde pay sahibidir. Bir kısım davalıların murisi olan … davacının dayanağı olan sözleşmede kendisi yer alarak mülkiyeti devir borcunu yüklenmesi ve dava konusu taşınmazlarda da paylı malik olması nedeniyle sözleşmenin ifa olanağı bulunmaktadır. Bu nedenle, bir kısım davalıların murisi …’ın taşınmazlardaki satmayı vaat ettiği payı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, …’ın dava tarihinde ölü olup taşınmazlardaki payın elbirliği halinde bulunduğundan sözleşmenin ifa olanağı doğmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatarılan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 22.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.