Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/11025 E. 2011/17881 K. 30.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11025
KARAR NO : 2011/17881
KARAR TARİHİ : 30.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı … ile … plakalı Murat 131 aracın satışı hususunda anlaştığını, üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, aracın bedeli ve bandrol masrafları dahil 10.419 TL ödeme yaptığını buna rağmen aracın kendi adına devri gerçekleşmediği gibi aracın trafikten men edildiğini, aracı kullanamadığını belirterek araç bedeli, yaptığı masraflar dahil toplam 10.419 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … , diğer davalı şirketin davada hasım gösterilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıya borcu olmadığını kendisinin araç satışında sadece aracı olduğunu, sözleşme yapıldığı an aracın davacıya teslim edildiğini ve aradan geçen 5 yıl boyunca aracın kendi adına tesciline yönelik davacıdan bir talep gelmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava harici satış sözleşmesine dayalı olarak araç için ödenen bedelin tahsiline ilişkindir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/D maddesi hükmü gereğince resmi şekilde yapılmayan aracın satışına ilişkin sözleşme geçersizdir. Hernekadar mahkemece davalının satıcı olmayıp komisyoncu olduğu, davacının aracın devri hususunda bir başvurusu bulunmadığı , araç kendisine teslim edildiği için bu aşamada ödenen bedelin geri istenemeyeceği gibi gerekçeler ile dava reddedilmiş ise de; dosyaya ibraz edilen tarihsiz oto satış sözleşmesinde davalıların satıcı olarak hareket ettiği ve satış bedelini tahsil ettikleri anlaşılmaktadır.Bu durum da davacının davalılara karşı husumet yöneltmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi davacı geçersiz sözleşme nedeniyle ödediği bedeli isteyebilir.Mahkemece bu ilkeler çerçevesinde davacının taleplerinin incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2011/11025-17881
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.