Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/10771 E. 2011/17732 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10771
KARAR NO : 2011/17732
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de duruşma pulu olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalının, 05/06/2005 tarihli “tarla icar senedi” sözleşmesi ile 30 dönümlük tarlayı 5 sene süreyle kendisine kiraya verdiğini, karşılığında da nakit olarak 10.000,00 TL kira bedeli aldığını, ancak kiralananı teslim etmediği gibi, … olduğu kira bedelini de iade etmediğini, alacağının tahsili için başlattığı icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, takip konusu icar senedi nedeniyle davacıdan herhangi bir bedel almadığını, nitekim söz konusu senedin, aynı gün yapılan ikinci bir icar senedi ile iptal edildiğini savunarak, davanın reddini ve % 40 inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, “davalının, ilk sözleşmede 10.000,00 TL’yi nakden ve peşinen aldığını kabul ettiği, ilk sözleşmenin iptal edildiği yazılı olan aynı tarihli ikinci sözleşmede ise, alındığı kabul edilen bu paranın, iade edildiğinin yazılı olmadığı, aksine bu sözleşmede de davalı tarafından icar bedelinin peşinen aldığının yazılı olduğu, bu durumda davalının, takip konusu parayı almadığı veya davacıya iade ettiğini ispat edemediği gibi, ilk sözleşmenin muvazaalı olduğunu da ispat edemediği, dolayısıyla davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği” gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe vaki itirazının iptaline, asıl alacağın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, takip konusu tarla icar senedi ile ödenen kira bedelinin, kiralananın teslim edilmemesi nedeniyle, iadesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında, önce beş yıllık, daha sonra da bir yıllık olmak üzere, aynı tarihli iki adet kira sözleşmesinin yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Davalı, ilk sözleşmede alındığı yazılı olan 10.000,00 TL kira bedelinin aslında alınmadığını, bu nedenle aynı tarihte yapılan ikinci bir sözleşme ile ilk sözleşmenin iptal edildiğini ileri sürmüş, davacı ise, 2011/10771-17732
Yapılan ikinci sözleşmede, ilk sözleşmede alındığı belirtilen 10.000,00 TL’nin iade edildiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, dolayısıyla yerine getirilmeyen sözleşme nedeniyle ödenen bedelin iadesini talep etme hakkı bulunduğunu savunmuştur.
Taraflar arasındaki 5.6.2005 tarihinde yapılan ilk sözleşmede, “….tarlalarımı beş yıllığına 5.6.2005 tarihinden başlamak üzere ve 5.6.2010 tarihinde bitecek şekilde 10.000.000.000 TL bedelle icara verdim. İcar bedelini nakden ve peşinen aldım. Hiçbir hakkım kalmamıştır.” Hükümleri, daha sonra yapılan aynı tarihli ikinci sözleşmede ise, tarlanın davalıya icara verildiği belirtildikten sonra sözleşmenin 2. maddesinde aynen, “İcar başlama tarihi 5.6.2005 olup, 15.6.2006 tarihinde bitecektir. Önceki verilen beş senelik senet iptal edilmiştir.”, 3. maddesinde de, “İcar bedeli olan paranın tamamını peşin olarak aldım. Bakiye alacak kalmadı.” Hükümleri bulunmaktadır.
Görüldüğü üzere takip dayanağı olan beş yıllık kira sözleşmesinde, her ne kadar 10.000,00 TL olan beş yıllık kira bedelinin nakden ve peşin olarak alındığı yazılı ise de, aynı tarihte yapılan ikinci sözleşmede, “önceki verilen beş yıllık senedin iptal edilmiş olduğu” açıkça belirtildiğinden, davacı iptal edilen ilk sözleşmeye dayanarak alacak talebinde bulunamaz. İkinci sözleşmenin 3. maddesinde sözü edilen, “İcar bedeli olan paranın tamamını peşin olarak aldım. Bakiye alacak kalmadı.” İfadesindeki paranın da, ilk sözleşmedeki beş yıllık kira bedelinin karşılığı olan 10.000,00 TL olmadığı, zira yapılan ikinci sözleşme, bir yıllık olup, bir yıllık kira bedeli karşılığının ise 2.000.000.000 TL olacağı da anlaşılmaktadır. O halde, tarafların serbest iradeleriyle, tüm hükümleriyle birlikte iptal edilen ilk sözleşmeye dayanılarak alacak talebinde bulunulamaz. Buna rağmen davacı, ilk sözleşmede ödendiği belirtilen 10.000,00 TL’yi, ilk sözleşmenin iptal edilmiş olmasına rağmen, geri alamadığını iddia etmişse de, iddiasını yasal delillerle ispat edememiştir. Ne var ki davacı dava dilekçesinde, “v.s yasal deliller” demek suretiyle “yemin” deliline de dayanmış olduğundan, bu konuda davalıya bir yemin yöneltme hakkı bulunduğu hatırlatılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece ispat yükü ters çevrilmek suretiyle, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.