YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13691
KARAR NO : 2011/2100
KARAR TARİHİ : 22.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
.
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.07.2005 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.02.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili gelmedi. Karşı taraftan davacı vekili Av….geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 10.10.2001 günlü biçimine uygun düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılardan …. sözleşmenin geçerli olduğunu bildirmiş, davalı arsa sahibi … yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı … mirasçıları savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı arsa sahipleri … ve … mirasçıları temyiz etmiştir.
Hüküm, davalılar vekili Av….. tarafından 15.06.2010 tarihinde temyiz edilmiştir. Vekilin istifası ise temyiz tarihinden sonra 16.06.2010 tarihini taşımaktadır. Hüküm istifadan önce temyiz edildiğinden, sonradan yapılan istifanın temyize bir etkisi yoktur. Bu nedenle, mahkemenin 15.09.2010 tarihli temyiz isteminin reddine dair kararı yerinde olmadığından, bozularak kaldırılmasına karar verildikten sonra temyiz eden tarafların temyiz istemlerine incelenmesi gerekmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; davalı arsa sahipleri ile dava dışı …Ltd.Şti. arasında 26942 ada 6 sayılı parsel üzerinde inşaat yapılmak üzere arsa payı karşılığı sözleşme düzenlendiği, bu sözleşmenin …. tarafından 13.05.1998 tarihinde davalı … A.Ş.’ye devredildiği görülmektedir. Sözleşmelere göre, 26942 ada 6 sayılı parsel üzerine yapılacak yapıdaki çekişme konusu 1 numaralı dükkan, davalı … A.Ş.’ye bırakılmıştır. 17.09.1998 tarihinde davalı arsa sahiplerinin aslında yükleniciye bırakılan bu yeri davalı … A.Ş.’ye satış vaadinde bulunduğu, bu satış vaadi sözleşmesi esas alınmak suretiyle davalı şirketin, davacıya 10.10.2001 tarihinde aynı bağımsız bölümü satmayı vaat ettiği anlaşılmaktadır. Davalılar ise, 12.12.1996 ve 13.05.1998 tarihli arsa payı karşılığı sözleşmeye dayanmakta, satış vaadinin bu sözleşmenin yürütülmesi amacıyla yapıldığını savunmaktadır.
Gerçekten de, gerek 12.12.1996 ve gerekse 13.05.1998 tarihli sözleşmelerle esasen paylaşmada yükleniciye bırakılması kararlaştırılan 1 numaralı bağımsız bölümün, 17.09.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle davalı arsa sahipleri tarafından yüklenici şirkete satış vaadinde bulunması hem dosya kapsamına, hem de olayların akışına uygun düşmez. Zira, aslında sözleşmeyle yüklenici şirkete bırakılan bir bağımsız bölümü, yüklenici şirketin ayrıca satış vaadi sözleşmesiyle kazanması basiretli bir tacirden beklenilecek bir davranış değildir.
Bütün bu anlatılanlardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, davalılar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu kabul edilerek, davalı arsa sahipleri Borçlar Kanununun 167.maddesi uyarınca yükleniciye karşı haiz olduğu def’ileri yükleniciden temellük eden davacıya karşı da ileri sürebileceğinden, yüklenicinin dolayısıyla ondan temellük eden davacının tescile hak kazanıp kazanmadığını keşif suretiyle bilirkişilere inceletmek, hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurmak olmalıdır.
Değinilen yönler bir yana bırakılarak ve yanlar arasındaki ilişkiye dosya kapsamına uygun düşmeyen mahiyet tanınarak istemin yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 22.02.211 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.