Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1121 E. 2011/2146 K. 23.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1121
KARAR NO : 2011/2146
KARAR TARİHİ : 23.02.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 15.08.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı maliki olduğu 3415 ada 7 parsel sayılı taşınmazına ,davalı …’ün 3415 ada 6 ve 8 sayılı parseller üzerine yaptığı binanın 29,65m2 ve bahçenin de 116m2 tecavüzlü bulunduğunu belirterek müdahalesinin önlenmesini ve tecavüzlü kısmın kal’ini istemiştir.
Davacı 20.11.2006 tarihli dilekçesi ile Elazığ Belediye Başkanlığını ve …’ı davalı tarafta davaya dahil etmiştir.
Mahkemece, taşkınlığın imar uygulaması ile oluştuğu ,davacının 3194 sayılı Kanunun 18.maddesinde yazılı şartları yerine getirmeyeceğini bildirdiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyize getirmiştir.
Davacı, 3415 ada 7 parsel, Davalı … 3415 ada 8 parsel ve dava dışı Hazine de 3415 ada 6 parsel sayılı taşınmazların kayden malikleridir. Davalı … Özgürün dava konusu taşınmazlarda tapu tahsis belgesi sahibi olduğu ve diğer davalı …’ın ise bacanağı olan Hüseyin’in tahsis hakkına dayanarak dava konusu evi inşa eden kişi olduğu anlaşılmaktadır.Tüm deliller incelendiğinde bina taşkınlığının Belediye tarafından yapılan imar uygulaması sonucu oluştuğu sabittir. Mahkemece de bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde 3194 sayılı kanunun 18. maddesi hükmünün uygulanması gerektiğinden ve davacının da maddede belirtilen şartları yerine getiremeyeceğini bildirdiğinden dava reddedilmiştir. Oysa 3194 sayılı kanunun 18 maddesinin uygulanabilmesi için, yapı sahibine ait tapu kaydı olması,imar uygulaması sırasında tapulu yer üzerindeki evin bir başka kişiye ait yer üzerinde kalması gerekir. Bu nedenle davalı yapı sahiplerinin tapu kaydı bulunmadığından davacı bedel ödemeden de elatmanın önlenmesi isteminde bulunabilir.
Diğer taraftan Türk Medeni Kanununun 684. maddesinin “Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur” hükmü gereğince yapı arza bağlı olduğundan ve kal istemi de bulunduğundan, 3415 ada 6 sayılı parselin maliki Hazine’nin de davada yer alması gerektiği düşünülmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA,istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 24.2.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.