Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/7519 E. 2011/8701 K. 04.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7519
KARAR NO : 2011/8701
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, 163, 202 ve 210 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında “… oğlu … …” şeklinde yazılı kimlik bilgilerinin “ … oğlu … …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
./..
2011/7519 – 8701 – 2 –
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Eldeki davada, 202 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapulama tutanağında “Taşınmazın … oğlu …’ın ceddinden intikal ettiği, bu kişinin ölümü ile … ve kızı …’nin kaldığı, …’nin ölümü ile kocası … ve evlatları …, … ve …’nın kaldığı” yazılmıştır. Davacının murisine ait nüfus kayıtlarının incelenmesinden ise … …’in anne adının … olduğu görülmekte ise de kardeşlerinin, … …, …, …, … olduğu görüldüğünden tapulama tutanağındaki bilgiler ile nüfus kayıtlarının uyuşmadığı anlaşılmaktadır. Yine mahkemece nüfus müdürlüğünden yapılması istenilen araştırmaya verilen cevapta “… oğlu … …” isimli bir kişinin bulunup bulunmadığına dair bir bilgi verilmemiştir. Açıklanan bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, nüfus müdürlüğünden tapu kayıt maliki “… oğlu … …” isimli bir kişinin olup olmadığı sorulmalı, tapulama tutanağı ile nüfus kayıtlarındaki çelişki araştırılmalı belirtilen tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, taşınmaz başında keşif yapılarak tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenmelidir. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulüne karar verilmelidir.
Yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra neticesine göre bir karar vermek gerektiği halde mülkiyet nakli oluşturacak şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.