YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26254
KARAR NO : 2011/14624
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’a aykırı davranmaktan sanık …’in, anılan Kanun’un 16/1. maddesi gereğince 3.850, 3.000 ve 3.000 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair, Bayburt Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2009 tarihli ve 2009/39-165 sayılı kararını müteakip, sanık tarafından verilen 01/12/2009 havale tarihli dilekçe ile arşiv kaydının silinmesi kararı verilmesi talebi üzerine, arşiv kaydının mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 9/1-b ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2/2. maddeleri gereğince silinmesine ilişkin, aynı Mahkemenin 10/12/2009 tarihli ve 2009/162 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19/07/2010 gün ve 2010/8958/47663 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/08/2010 gün ve 2010/180447 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, benzer bir olay sebebiyle verilen Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 01/03/2010 tarihli ve 2009/17252 esas, 2010/4496 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun geçici 2. maddesinde, suç tarihi itibarıyla bu Kanun’un yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında silmeye ilişkin koşulların düzenlenmiş olduğu, adı geçen şahsın mahkumiyetine konu kaydın suç tarihi itibarıyla bu kapsamda olmadığı, Kanun’un 9/1-b maddesi uyarınca ceza mahkumiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme hâlinde adlî sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alınmasının Kanun’un anılan hükmü gereği olup, aynı Kanun’un 12. maddesinde sayılan şartlar dışında silinmesine imkân bulunmadığı gözetilmeden şikayetten vazgeçme nedeniyle ortadan kaldırma kararı verildiğinden bahisle arşiv kaydının silinmesine karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Adli sicil arşiv kaydının silinmesi istemine konu mahkûmiyetin suç tarihlerinin, “19.06.2008, 20.07.2008 ve 19.08.2008 ” olması nedeniyle, olayda, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi hükmünün değil, 9 ve 12. maddeleri hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun “adli sicil bilgilerinin silinmesi” başlıklı 9/1-m maddesinde, “Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık” halinde adli sicil bilgilerinin arşiv kaydına alınacağı öngörülmüş, “adli sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi” başlıklı 12. maddesinde ise, “(1) Arşiv bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine ve her halde kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesiyle tamamen silinir./ (2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir./ (3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararını kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.” hükümlerine yer verilmiş olup; somut olayda şikâyetten vazgeçme üzerine tüm sonuçları ile ortadan kaldırılan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak aranan bu koşulların gerçekleşmemiş olması nedeniyle, adli sicil arşiv kaydının silinmesinin olanaklı olmaması karşısında; Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Bayburt Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.12.2009 gün ve 2009/162 D. … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.