YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7544
KARAR NO : 2022/2058
KARAR TARİHİ : 17.03.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2015 gün ve 2015/431 – 2015/1160 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.06.2020 gün ve 2019/3568 – 2020/1018 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılar ile SS Şenyurt Beldesi Salkım Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi arasında imzalanan sözleşmede davalı taraf olmamasına rağmen bu sözleşmeye dayanarak davacılar aleyhine icra takibi başlattığını, davalı bankanın alacaklı sıfatı bulunmadığını ileri sürerek davacıların icra takip dosyalarından borçlu olmadığının tespitine ve davacı …’nin maaşından haciz nedeniyle Kızıltepe İcra Müdürlüğünün 2010/2825 esas sayılı dosyasından yapılan kesintilerin yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların imzaladığı ortaklar sözleşmesinde davalı banka tarafından fon kaynaklı kullandırılan kredinin geri ödemelerinin yine davalı bankaya yapılacağı hususunun yer aldığını, sözleşmenin borçlu tarafının kooperatif ile kooperatifin yetkili veya üyeleri olan davacılar olduğunu, alacaklının ise Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı adına krediyi kullandıran davalı banka olduğunun açıkça belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Davacılar vekili tarafından karar düzeltme kanun yolu aşamasında adli yardım talebinde bulunulmuş olup, 6100 sayılı Kanun’un 334 vd. maddeleri uyarınca, adli yardım talebinde bulunan kimsenin, kendisiyle ailesini geçindirmek bakımından önemli bir zarurete düşürmeksizin, davanın gerektirdiği giderleri ödeme gücünden kısmen veya tamamen yoksun bulunduğunu ve taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ispat etmesi gerekir. Aynı Yasa’nın 336/2. maddesine göre talepte bulunan kişi, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye sunmak zorundadır. Somut uyuşmazlıkta ise davacılar tarafındn, adli yardım talepli karar düzeltme dilekçesine ekli olarak mali durumu gösterir herhangi bir belge sunulmamıştır. Bu durumda, 6100 sayılı HMK’nın konuyla ilgili ve emredici nitelikteki 336/2. maddesi hükmünün hilafına, davacıların adli yardım talebini haklı gösterecek yeterli bilgi ve belge sunulmadığından davacıların kanun yoluna ilişkin harç ve giderler bakımından adli yardım talebinin HMK’nın 337/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Davacılar vekilinin kanun yoluna ilişkin adli yardım talebinin reddi nedeniyle, HMK’nın 337/2. maddesi uyarınca davacılar vekiline işbu adli yardım talebinin reddi kararının tebliği, bu karara itiraz süresinin beklenmesi, itiraz edilmediği veya itirazı reddedildiği taktirde karar düzeltme harç ve Yargıtay’a sevk giderinin yatırılması için muhtıra çıkarılması ve sonucuna göre işlem yapılmak üzere dava dosyasının yerel mahkemeye geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme kanun yoluna ilişkin adli yardım talebinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle dava dosyasının yerel mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE, 17/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.