Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/10459 E. 2012/13970 K. 30.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10459
KARAR NO : 2012/13970
KARAR TARİHİ : 30.05.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan satın aldığı mobilyaların ayıplı çıkması üzerine Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurduğunu, Hakem Heyeti’nin kendisini haklı bularak ayıplı malların bedelinin yasal faiziyle ödenmesine karar verdiğini, Hakem heyeti kararıyla ilgili icra takibi başlatmasına rağmen davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine haksız itirazın iptali ile davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı, satın alınan malların ayıplı olduğu iddiasının yargılamaya muhtaç olduğunu, davacının ayıp ihbarını 30 günlük süre içerisinde yerine getirmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda tespit edilen hataların mobilyanın görsel özelliğini bozduğu, mevcut ayıpların tasarım ve imalat hatasından kaynaklandığı, davalının itiraz ve iddialarının aksini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satın alınan mobilyaların ayıplı olduğu iddiasıyla bedel iadesine dair Hakem Heyeti kararının icra takibine konulması sonucu, icra takibine haksız itirazın iptaline ilişkindir. Dava konusu mobilyalar üzerinde keşif yapılmış, alınan 27.10.2011 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ayıpların üretim ve montajdan kaynaklı olduğu, bu ayıpların da gözle görülebilen, ilk bakışta fak edilebilen bir ayıp olması nedeniyle açık ayıplı olduğu açıkça belirtilmiştir. davalının bu ayıbı gizlemek için her hangi bir hileye başvurmadığı, davacının bu ayıplardan mobilyaları satın aldığı tarihte kolayca bilgi sahibi olabileceği kuşkusuzdur. Ayrıca davacının 4077 sayılı kanunun 4.maddesi gereğince malın teslimi tarihinden itibaren 30 gün içinde davalılara ayıp ihbarında bulunmadığı da tartışma konusu değildir. Öyle ise mahkemece ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle ve yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 44,25 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.