Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/5089 E. 2011/13757 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5089
KARAR NO : 2011/13757
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, … İlçesi … Köyünde bulunan bahçesinde tarımsal sulamadan yararlanmak için artezyen kuyusuna ait 950 abone numaralı elektrik sayacını kullandığını, 02.02.2006-01.02.2007 tarihleri arasındaki tarımsal sulama döneminde tahakkuk eden 6.224,57 TL yi ödediğini, sayacın Temmuz 2007 de kendiliğinden kusuru olmadan yandığını, bu durumun davalı kurum yetkililerince tutanak altına alındığını, sayacın yanması sonucu tespit edilemeyen tüketim bedelinin otomatik dönem tahakkuku yapılarak 8.683 TL olarak belirlendiğini, tarımsal sulamanın başlama ayı olan Mayıs ayından Temmuz ayına kadarki normal tüketim miktarını ödemeyi kabul ettiğini belirterek, 01.02.2007-02.02.2008 dönemine ilişkin normal tüketim ve borç miktarı belirlenerek tahakkuk ettirilen 8.683 TL borcun olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın kabulü ile Davacının … Köyü 950 abone no’lu köy tarımsal sulama elektrik aboneliğinden dolayı 02/02/2007 okuma tarihli 2008/02 fatura dönemine ait elektrik tüketimi ile ilgili tahakkuk ettirilen 8.683 TL bedelin 3.474,65 TL kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2011/5089-13757
2-Davacı eldeki dava ile, davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen 8.683 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti için eldeki davayı açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek 8.683 TL bedelin 3.474,65 TL kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verildiği anlaşılmış ise de; davanın tamamen kabul edildiği düşünülerek, davalı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.bentte belirtilen nedenler ile, kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 4. bendinde yazılı “Davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde geçerli Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,” cümlesinin karara eklenmesine, yine kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 3. no’lu bendinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine aynen “” Davacı tarafından yapılan harç, tebligat, yazı, posta ve talimat gideri toplamı 649,40 TL yargılama giderinden, red-kabul oranı nazara alınarak 259. TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş ve değiştirilmiş bu şekliyle ONANMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 3.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.