Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/5753 E. 2021/6990 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5753
KARAR NO : 2021/6990
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine dair verilen 21/10/2019 tarih ve 2019/İHK-13983 sayılı kararın davalı vekilince süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelenerek gereği görüşüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 22/11/2012 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalıya 12/01/2018 tarihinde yapılan başvuru üzerine 09/11/2018 tarihinde 95.850,73 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin eksik olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmeyen 500,00 TL geçici ve 500,00 TL sürekli … göremezlik tazminatının reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 17/06/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 4.682,26 TL geçici … göremezlik ve 83.582,34 TL sürekli … göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 88.264,60 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davacının %14.1 oranındaki maluliyetine göre ve %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle hesaplanan 95.850,73 TL tazminatın davacıya 09/11/2018 tarihinde ödendiğini, 03/12/2018 tarihine de 6 aylık geçici … göremezlik talebi için 6.091.00 TL’nin yine davacıya ödendiğini savunarak, başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kabulü ile 88.264,60 TL tazminatın 09/11/2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalının itirazlarının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmasına, özellikle kaza nedeniyle davacıda oluşan maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygun biçimde saptandığı raporun benimsenmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak… Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 10/01/2018 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre davacının olay tarihindeki yaşına göre %14,1 ve kalıcı sekelin belirlendiği rapora esas muayene tarihindeki yaşına göre %15.2 ve geçici … göremezlik süresi 180 gün olarak belirlenmiştir.
Hükme esas alınan 13/06/2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; kaza tarihi itibariyle davacının maluliyet oranı %14,1 iken, hem ödeme hem de rapor tarihindeki verilere göre sürekli … göremezlik tazminatının hesaplanmasında (%14,1 + %15.2) şeklinde maluliyet oranı esas alınmıştır. Davalı vekili, hesap raporunda maluliyet oranının %14,1+%15.2 şeklinde esas alınarak yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, %14.1 oranından fazlasına muvafakat etmediklerini belirterek hem aktüer rapora hem de uyuşmazlık hakem heyeti kararına karşı itiraz etmiş ise de, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin bu itirazı değerlendirilmediği gibi, aktüer rapor içeriğinden bilirkişinin hem ödeme hem de rapor tarihi itibariyle (%14.1+%15.2) maluliyet oranı üzerinden sürekli … göremezlik zararına ilişkin belirlenen bu tutarlara nasıl ulaşıldığı da anlaşılamamaktadır. Bu hali ile bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığı gibi, hesaplamanın davacının kaza tarihi itibariyle belirlenen %14.1 maluliyet oranı üzerinden yapılmaması da yerinde olmamıştır.
Şu halde, davacının kaza tarihi itibariyle belirlenen %14.1 maluliyet oranı esas alınarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3)Dosya kapsamından; davacının %14,1 oranındaki maluliyetine istinaden 23/10/2018 tarihli ibraname uyarınca 09/11/2018 tarihinde 95.850,73 TL sürekli … göremezlik tazminatının ve 07/11/2018 tarihli ibraname uyarınca 03/12/2018 tarihinde 6.091,00 TL geçici … göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının davacıya ödendiği anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan 13/06/2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda ise; rapor tarihi itibariyle 4.682,26 TL geçici … göremezlik tazminatı ve (%14,1 + %15.2) maluliyet oranına göre 183.235,87 TL sürekli … göremezlik tazminatı hesaplanmış, davalı tarafından 09/11/2018 tarihinde ödenen 95.850,73 TL sürekli … göremezlik tazminatının güncellenmiş tutarı olan 104.335,79 TL nin mahsubu ile davacının bakiye sürekli … göremezlik tazminatı 83.582,34 TL olarak ve geçici … göremezlik tazminatı 4.682,26 TL olarak belirlenmiştir. Ancak davalının davacıya 03/12/2018 tarihinde yaptığı 6.091,00 TL ödeme dikkate alınmamış ve tazminattan düşülmemiştir. Esas alınan rapor anılan yönden de eksik olup, hükme esas almaya elverişli değildir.
Şu halde, davalı tarafından davacıya ödenen 6.091,00 TL ödemenin hangi tazminat kalemlerine ilişkin olduğu açıklığa kavuşturularak, davacının hak kazanacağı geçici … göremezlik tazminatından düşülmesi konusunda bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre (kazanılmış haklar korunmak kaydıyla) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
4) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrası ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17. maddesinin 2. fıkrası gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere, hakem kararının saklanması kararını veren … … 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 18/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.