YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10546
KARAR NO : 2012/11616
KARAR TARİHİ : 27.04.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait taşınmazın satımı için aracılık hizmeti vermek üzere davalı ile sözleşme yaptıklarını, sözleşmeye göre davalının taşınmazı kendilerinin onayı olmadan satış yapamayacağı,aksine işlem yapılması halinde cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalının taşınmazı kendilerinin bilgisi dışında 3. kişiye sattığını, bu nedenle davalı hakkında cezai şartın tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek; haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile aracılık hizmeti verilmesi için önce 6 aylık bir sözleşme imzalandığını,bu sözleşmenin süresinin bitmesi nedeniyle yine 6 aylık uzatmak amacıyla bir sözleşme yaptıklarını,ancak süreye ilişkin kısımla birlikte bazı kısımlar boş olarak bırakılmak suretiyle sözleşmeyi imzaladığını,bu boş kısımları davacının anlaşmaya aykırı olarak doldurduğunu ve sözleşmenin süresini 12 ay olarak gösterdiğini,ayrıca taşınmazın paylı olması nedeniyle sözleşmeyi tek başına imzalamasının yeterli olmadığını ,bu nedenlerle sözleşmenin geçerli olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2011/10546-2012/11616
1-Taraflar arasında Borçlar Kanununun 404. maddesine uygun olarak yazılı şekilde yapılmış tellallık sözleşmesi mevcut olup,davalı savunmasında sözleşmenin süresine ilişkin kısmın davacı ile 6 ay olarak kararlaştırılmasına rağmen kendisinin iradesine aykırı olarak davacı tarafından 12 ay olarak doldurulduğunu savunmuş ise de,yazılı yapılan anlaşmanın davalının iradesine aykırı olarak doldurulduğu hususu davalı tarafından yasal delillerle ispat edilememiştir. Bu durumda taraflar arasındaki tellallık sözleşmesi geçerlidir. Dava konusu 15.04.2005 tarihli tellallık sözleşmesinin 5.2. maddesi gereğince, davalıya ait taşınmazın satış bedelinin % 2 + KDV oranına karşılık gelen 82.600 dolar tellaliye ücretinin ödenmesinin taahhüt edildiği,yine sözleşmenin 5.7. maddesine göre davalının, davacı komisyoncuyu devre dışı bırakarak taşınmazı üçüncü kişiye satması halinde sözleşmede öngörülen 3.500.000 dolar satış bedelinin % 4 + KDV oranına karşılık gelen 165.200 dolar bedelin cezai şart olarak ödenmesi kararlaştırılmıştır. Sözleşmede cezai şart olarak kararlaştırılan % 4 oranından, %2’lik kısım davalı satıcı tarafından ödenmesi gereken tellallık ücreti olup, davalının satıcı sıfatıyla sözleşme gereğince üstlendiği ücreti ödemekle yükümlü olduğunda duraksama olmamalıdır. Bunun dışında satış bedelinin geri kalan %2’lik oranındaki kısmının ise cezai şart niteliğinde bulunduğunun kabulü gereklidir. Bu durumda % 2 cezai şart miktarı hakkında da BK.nun 161/son maddesi hükmü uyarınca bu miktarın fahiş olup olmadığının tartışılarak gerekli ise indirim yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine ilişkin hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA,ikinci bentte açıklandığı üzere bozma sebebine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, 27.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.