Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/15173 E. 2021/9249 K. 29.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15173
KARAR NO : 2021/9249
KARAR TARİHİ : 29.11.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 24/11/2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. … il davalı vekili Av…. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaptığı kaza sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp % 10,3 oranında malul kaldığını, davalının yaptığı ödemenin yetersiz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL tazminatın 09.03.2017’den işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 20.07.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 61.552,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; % 5,1 maluliyet için ve hatır ile müterafik kusur indirimi yapılarak belirlenen 17.211,00 TL. tazminatı 09.03.2017’de ödediklerini ve sorumluluklarının son bulduğunu, tazminattan hatır ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kısmen kabulü ile 46.164,00 TL’nin 09.03.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, 19.07.2017 tarihli aktüer raporunda hesap edilen tazminattan (79.308,00 TL’den) davalının davadan önce ödediği bedelin güncellenmiş tutarı olan miktarın (17.756,00 TL’nin) düşülmesinden sonra saptanan sonuç tazminat (61.552,00 TL.) üzerinden müterafik kusur indirimi yapılmasının, tazminatın belirlenmesindeki sıraya ilişkin Dairemiz uygulamalarına uygun bulunması nedeniyle, davalı vekilinin tazminatın belirlenmesinde sıraya ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmemesine göre, davalı vekilinin diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı taraf, davacının sigortalı araçta hatır için taşındığı ve alkollü sürücünün aracına bilerek binme nedeniyle müterafik kusurlu olduğu gerekçeleriyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, davalının her iki indirim sebebine ilişkin savunması da kabul edilerek tazminattan % 25 oranında indirim yapılmış; davalı vekilinin aynı yönlere ilişkin olarak itiraz başvurusu yapması üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacının arkadaşı olan sürücü ile eğlenceye gittiği ve taşımanın sadece davacı yararına yapılmadığı gerekçesiyle olayda hatır taşımasının bulunmadığı, olayda sadece müterafik kusurun söz konusu olduğu, ancak davacı yanın bu konuda itirazı bulunmadığı için aleyhe bozma yasağı gereği indirim oranında değişiklik yapılmadığı gerekçesiyle, davalının hatır taşımasına ilişkin itirazı reddedilmiştir.
Kazaya ilişkin olarak yürütülen ceza soruşturmasında; davacının, sürücü …’ün ve araçtaki diğer yolcu …’in arkadaş olduklarını, birlikte alkol aldıktan sonra dönüş yolunda kaza yaptıklarını beyan ettikleri görülmektedir. Sigortalı araçta yolcu olduğu ve sürücü ile arkadaş olduğu sabit olan davacının sigortalı araçta taşınması için bir bedel ödediğinin, davacı yanca iddia ve ispat edilmediği; anılan konudaki ispat yükünün davacıda olduğu; davacının taşıma karşılığında sürücü arkadaşına bir ücret ödemesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu hususları dikkate alınarak, davalı vekilinin hatır taşıması savunmasına itibar edilmesiyle, 6098 sayılı TBK md. 51 gereği tazminattan makul oranda, hakkaniyete uygun (Dairemiz uygulamaları ile % 20) indirim yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan; davacı, birlikte alkol aldığı sürücü arkadaşı …’ün alkollü olduğunu bilerek sigortalı araca bindiği için müterafik kusurlu olup, bu husus İtiraz Hakem Heyeti’nin de kabulündedir. Bu itibarla; davacı için 19.07.2017 tarihli aktüer raporunda hesap edilen tazminattan % 20 oranında hatır taşıması indirimi ve % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gözetilerek karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem kararının saklanması kararını veren … … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 29/11/2021 tarihinde Üye … ve Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK 51 ve 52. maddelerinde düzenlenmiştir.
TBK 51. maddesine göre hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyecektir. Bu madde uyarınca hakim, öncelikle zarar gören kişinin/kişilerin maluliyet oranına, yaşına, bakiye ömrüne ve gelirine göre zararını tespit edecek ve bundan birlikte kusuruna isabet eden kısmı çıkaracaktır. Daha sonra Karayolları Trafik Kanununun 87.maddesi gereğince eğer yaralanan kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa gerek öğreti gerekse … İçtihatlarında benimsendiği üzere TBK 51. madde uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapacaktır. Son olarak da, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise TBK 52. maddesine göre, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir(… Hukuk Genel Kurulu 14.03.2012 2011/4-824 E., 2012/134 K.; Yine HGK 16.03.2016 Tarih 2014/1018 E., 2016/326 K.). Yani, TBK 51 ve 52. maddelere göre nihai tazminatı belirlemedeki indirimler; 1-Trafik kazasının oluşumunda zarar görenin kusuru varsa (birlikte kusur) bu oranda indirim yapılması, 2-Hatır taşıması varsa TBK 51 ve KTK 87. maddeleri uyarınca indirim yapılması, 3-Zarar görenin olayın oluşumunda etkili olmamakla beraber zararın oluşumunda veya artmasında kusuru varsa(müterafik kusur) kalan tazminattan bu sebeple indirim yapılması biçiminde olmalıdır.
Zarar görenin birlikte kusuru, hatır ve müterafik kusur indirimleri yapıldıktan sonra sorumlular tarafından bir ödeme yapılmış ise ödenmesi gereken tazminattan en son bu ödemelerin mahsubu ve hükmedilecek tazminat miktarının belirlenmesi gerekir.
Her ne kadar sayın çoğunlukça da savunulduğu üzere belirlenen tazminattan önce yapılan ödemenin indirilmesi kalan tazminat miktarından ise müterafik kusur ve hatır taşımasının oranlarak indirilmesi gerektiği şeklinde bir düşünce varsa da, bu sıralama yukarıda açıkladığımız gibi TBK 51 ve 52. maddelerinde açıkça düzenlenen sıralamaya uygun düşmemektedir. İlgili Kanun maddeleri incelendiğinde kusur, hatır ve müterafik kusur bir indirim sebebi olarak sayılmasına karşın zarar sorumlularınca yapılan ödemeler bir indirim nedeni olarak gösterilmemiştir. Kaldı ki ödemeler tazminatı belirlemede bir indirim sebebi olmayıp … uygulamaları ile artık yerleşik hale geldiği gibi borcu söndüren bir nitelik taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulu 03.05.2017 Tarih 2017/2097 E., 2017/894 K.).
Öte yandan zarar görenlerin zarar sebebiyle elde ettiği yararların denkleştirmeye tabi tutulmasında, denkleştirilecek yararların öncelikle zarardan indirilmesi gerektiği yönünde … Dairelerinin bizim de katıldığımız bir görüşü var ise de zarar sorumlularının yaptıkları ödemeler bu kapsamda – yani denkleştirilecek yarar kapsamında – değerlendirilebilecek bir husus değildir. Belirlenen zarardan öncelikle indirilecek yararlar zarar görenlerin bizatihi zarar sebebiyle yapmaktan kurtuldukları (örneğin 18 yaşından küçük bir çocuğun ölmesi sebebiyle talep edilen destekten yoksun kalma tazminatında anne ve babanın o çocuğun kazanç sağlayacağı yaşa gelinceye kadarki yetiştirme giderlerinden kurtulmaları gibi) masraflar veya zarar sebebiyle elde ettikleri (örneğin araç hasarları
sebebiyle istenilen tazminatlarda aracın sovtaj bedeli gibi) faydalardır. Oysa zarar sorumluları tarafından yapılan ödemeler zararın tazmini amacıyla yapıldığından denkleştirilecek yarar kapsamında değerlendirilemez(Aynı yönde; … 11. HD’nin 27.03.1972 tarih ve 1398-1503; yine aynı dairenin 06.11.2008 tarih 3948-12426; … 9. HD’nin 16.11.1979 tarih ve 11805-12844; … HGK’nun 24.03.1976 tarih 660-1157 sayılı kararları).
Nihayet belirtilmelidir ki, kanunun belirlediği sıralamaya uygun olarak nihai tazminatı belirleme biçimi aynı koşullarda zarar görene ödenecek tazminatta bir denge ve adalet oluşturacaktır. Bu durumu bir örnek ile anlatmak gerekirse, 100 TL belirlenen bir tazminattan hiç ödeme yapılmadığı durumda %20 hatır indirimi, %20 müterafik kusur indirimi olmak üzere %40 indirim yapıldığında karar altına alınması gereken tazminat 100-40=60 TL olacaktır.
Dava açılmadan önce güncellenmiş değeri 50 TL bir ödeme yapılmış olması durumunda öncelikle yapılan ödeme tazminattan indirildiğinde 50 TL tazminat kalacaktır. Bu miktar üzerinden hatır indirimi ve müterafik kusur indirimi olarak toplam %40 oranında yani 20 TL indirim yapıldığında ödenmesi gereken nihai tazminat 50-20=30 TL olacaktır. Bu durumda yapılan 50 TL güncellenmiş ödeme ve karar altına alınacak 30 TL olmak üzere toplam ödenen tazminat 80 TL ye ulaşacaktır.
Kanunda belirtilen ve bizim de savunduğumuz sıralama uygulandığında yani 100 TL tazminattan önce hatır indirimi (TBK 51) ve müterafik kusur indirimi (TBK52) olarak %40 oranında yani 40 TL indirim yapıldığında nihai tazminat 60 TL olarak belirlenecektir. Buradan 50 TL güncellenmiş ödeme düşüldüğünde karar altına alınması gereken tazminat 60-50=10 TL olarak belirlenecektir. Bunun sonucu olarak 50 TL güncellenmiş ödeme ve 10 TL ödenmesi gereken tazminat olmak üzere 50+10=60 TL tazminat ödenmiş olacaktır.
Görüldüğü gibi tazminattan önce yapılan ödeme düşülüp daha sonra müterafik kusur ve hatır indirimi yapıldığında toplam ödenen miktar 80 TL olurken, hiç ödeme yapılmaması durumunda veya önce hatır indirimi ve müterafik kusur indirimi yapılması sonra ödemenin mahsubu durumunda verdiğimiz örneğe göre eşit yani 60 TL tazminat ödenmiş olmaktadır.
Açıklanan tüm bu sebeplerle zarar sorumlusu tarafından yapılan ödemenin hatır ve müterafik kusur indiriminden önce mahsubu gerektiğine ilişkin çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.