Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66542 E. 2011/20992 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66542
KARAR NO : 2011/20992
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği anlaşıldığından; temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Sanığın çalıntı çeki herhangibir müşteriden aldığını ve çeki kaydetmediği için kimden aldığını da bilmediğini beyan etmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından suça konu çekin aslı getirtilip çek üzerindeki yazıların sanığın eli ürünü olup olmadığı imzanın sanığa ait olup olmadığı belirlenip çek arkasında çiro silsilesi bulunduğuna göre öncelikle çekin arka yüzünde sanıktan önce cirosu bulunan … ismi ve imzasının gerçek kişiye ait olup olmadığının bu şahıs araştırılarak tespiti, gerçek kişi olması halinde konu ile ilgili bilgilerinin alınması çek üzerindeki yazı ve imza incelemesi yaptırılması şahsın hayali olması olasılığı da gözetilerek bu yazı ve imzanında sanığa ait olup olmadığı konusunda işin uzmanlarından rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği halde eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması
2-Denetime olanak sağlaması bakımından suça konu çek aslının dosya içerisinde bulundurulmaması
3-Dolandırıcılık suçundan temel ceza belirlenirken adli para cezası gün olarak tayin edilip artırım ve indirimlerin gün para cezası üzerinden yapıldıktan sonra bulunacak miktarın 5237 Sayılı TCK’nun 52/2. madde ve fıkrası gereğince 20-100 TL arasında arasında belirlenecek miktar ile çarpılması suretiyle sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde doğrudan miktar belirlenerek sanığa adli para cezası tayin edilmesi
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.12.2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.