YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3438
KARAR NO : 2022/3496
KARAR TARİHİ : 07.04.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar … tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle ” bir taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasının o taşınmazın mutlak surette mera olduğu anlamına gelmediği, bu hususun ayrıca araştırılmasının ve tespitin eylemli durumla da doğrulanması gerekli olduğu, Mahkemece yapılan araştırmada mera tahsisinin olmadığı belirlenmiş ise de davacının talebi dışında kalan bölümlerin mera olup olmadığının yöntemince araştırılarak belirlenmesi, mera olduğunun tespit edilmesi halinde, davacının talep ettiği bölüm ile mera arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığının saptanması lüzumu bulunduğu belirtilerek; mera olarak tespit edilen 223 ada 33 parsel sayılı taşınmaza tüm komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanaklarının getirtilmesi, komşu taşınmazların tespitine esas dayanak kayıt bulunması halinde bu kayıtlardan uygulamada yöntemince yararlanılması ve dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduklarının saptanması; (mahalli bilirkişi ve tanıklardan) taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime ve nasıl geçtiği, çekişmeli taşınmazın talep edilen bölümü ile bu bölüm haricinde kalan kısımlarının öncesinin kadim mera olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, taşınmazın görüntüsü ve komşu taşınmazlar ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarındaki hakim gözleminin keşif tutanağına yansıtılması ve bu hususta uzman zirai bilirkişiden rapor alınması, toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 223 ada 33 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporu ekindeki krokiye göre a ve b harfleriyle gösterilen kısımların kadastro tespitinin iptali ile 9/36 payın …, 3/36 payın …, 3/36 payın … …, 3/36 payın …, 3/36 payın …, 3/36 payın …, 3/36 payın …, 3/36 payın …, 3/36 payın … ., 3/36 payın … adlarına aynı adanın son parsel numarası ile tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, D ve E harfleriyle gösterilen kısımların aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına mera vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı Hazine temsilcisinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davalı Hazine temsilcisinin 03.09.2019 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide D ve E harfi ile gösterilen bölümlere ilişkin temyiz itirazına gelince, bu bölümler davacı adına tesciline karar verilen A ve B harfi ile gösterilen bölümlerin ayrılmasından sonra artık iki parça haline geldiklerinden, “aynı adanın son parsel numarası verilerek” tescillerine hükmedilmesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, D ve E harfleri ile gösterilen bölümler yönünden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı Hazine temsilcisinin yukarıda (2) nolu bentte açıklanan temyiz itirazlarının kabulü ile Kangal Kadastro Mahkemesinin 04.10.2019 tarihli ve 2018/3 Esas, 2019/18 Karar sayılı kararının 3. bendinin son paragrafının iptali ile, “03.09.2019 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide D ve E harfi ile gösterilen bölümlerin ayrı ayrı parsel numaraları verilmek sureti ile mera vasfı ile özel sicillerine kaydedilmesine” yazılmasına, 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddeleri uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince … ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 07.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.