Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/16766 E. 2011/12130 K. 13.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16766
KARAR NO : 2011/12130
KARAR TARİHİ : 13.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı davacılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … ve vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davalı … ile kardeş olduklarını, diğer davalı …’in ise …’in kızı olduğunu muris babaları ve annelerinin ölümü sonucu dava dışı kardeşleri ile birlikte mirasta 1/4oranında pay sahibi olduklarını, babalarından miras olarak intikal eden 30033 ada 1 parsel ve bitişik diğer arsaların değerlendirilmesi için davalı …’in vekil tayin ettiklerini, davalı …’in taşınmazları düşük bedelle ve muvazaalı olarak diğer davalı …’e sattığını, Yeşin’in satın aldığı arsalardan birisinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşaat yaptırıp 5 daire aldığını, davalılar satış paralarından ve 5 daireden kendilerine miras paylarını vermediklerini ileri sürerek fazlası saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL’nın davalılardan tahsili ile 1/2 oranında kendilerine verilmesini istemişler, 22.4.2010 tarihli dilekçeleri iade taleplerini ıslah etmişlerdir.
Davalılar, yapılan tüm işlemlerden davacıların bilgilerinin bulunduğunu, babaları muristen intikal eden taşınmazların satışı nedeniyle davacıların hisselerinin ödendiğini, davalı …’e husumet düşmeyeceğini zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmuşlardır.
2010/16766-2011/12130
Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek ve ıslahda gözetilmek suretiyle davanın kabulüne, hükmolunan alacaklara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların ve davacıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-1719 ada 27 numaralı taşınmazın imar uygulaması sonunda 30015 ada 1 parsel, 30017 ada 6 parsel, 30033 ada 2parsel ve 30033 ada 1 parsel olarak ifraz edildiği ve davacıların muristen intikal eden taşınmazlarda işlem yapması için çeşitli vekaletnameler ile davalı …’i vekil tayin ettikleri ve davalı …’in de vekalet namelere dayalı olarak 30033 ada 1 parsel ve 30015 ada 1 parsel ile 30017 ada 6 parseli sattığı ve bu satışlardan 30033 ada 1 parselin diğer davalı …’e yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda davacıların hisselerine düşen değer belirlenirken arsaların dava tarihindeki raiç değerleri belirlenmiş ve mahkemecede bu değerler kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Oysaki vekili, vekaleten satış yaptığı tarihteki gereçek değerlerden sorumludur. Bir başka deyişle davalıların sorumlulukları taşınmazların vekaleten satıldıkları tarihtdeki gerçek değerlerine isabet eden miktar kadardır. Mahkemece davalıranı sorumlukularının satış tarihindeki gerçek değer olduğu kabul edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, dava tarihindeki değerler esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece 30017 ada 6 parsele yönelik talep bakımından 174,347 TL’nın her iki davalıdan birlikte tahsiline karar verilmiş isede, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundan 30017 ada 6 parsel numaralı taşınmazın davacılara vekaleten davalı … tarafından dava dışı üçüncü şahsa satıldığı anlaşılmaktadır. 30017 ada 6 parsel davalı …’e satılmadığı için davalı …’in bahsi geçen bu parsel yönünden sorumluluğu ve husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece 30017 ada 6 parselle ilgili davada davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken Yaşin Aydemir’in de bu taşınmaz yönünden sorumluluğuna karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4-Davacıların temyiz itirazlarının incelenmesinde; BK’nun 392.maddesi uyarınca vekil zimmetinde kalan paranın faizine vermeye mecbur olup, almış olduğu şeyin müvekkiline vermek zorunda olduğu için faizin başlangıç tarihi satış 2010/16766-2011/12130
tarihidir. Bu sebeple davacılar hükmedilecek miktara satış tarihinden itibaren faiz isteme hakkına sahip iselerde, davacıların temyiz dilekçesinde 15.1.2008 tarihli ihtardan itibaren faiz talep ettiklerinden bu ihtarin davalılara tebliğ tarihinden itibaren faiz talep edebilirler. Mahkemece, 15.1.2008 tarihli ihtarın tebliğ tarihi araştırılarak davalılara tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıkalanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2 ve 3 numaralı bentler uyarınca davalılar, 4 numaralı bent uyarıncada davacılar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 8.486,75 TL. temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 17.15 TL peşin alınan harcın davacılara iadesine, 13.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.