Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/3879 E. 2011/13845 K. 04.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3879
KARAR NO : 2011/13845
KARAR TARİHİ : 04.10.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankanın müşterisi olduğunu, hesaplarından repo ve fon işlemleri yaptığını, ödenen faiz ile ödenmesi gereken faiz arasında fark olduğunu, fon alım ve satım işlemlerinde de faizin yanlış uygulandığını, bu işlemler nedeniyle hesaplarından 1.701 TL haksız yere kesildiğini, belgeleri banka çalışanlarına gösterdiğini, bunun üzerine banka çalışanlarının kapıyı kapatarak üzerine yürüdüklerini, baygınlık geçirdiğini ileri sürerek eksik ödenen 1,701 TL ile 25.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, hesaplarda yanlışlık olmadığı, davacı iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davacının banka hesabından haksız kesilen 90.51 TL brüt faizin gelir vergisi kesilerek davacıya iadesine, fazla istem ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses,
görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasa kapsamında sözleşme ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında bulunmadığına göre davaya bakmaya genel mahkeme görevlidir. Mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 4.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.