YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14969
KARAR NO : 2021/10556
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27/10/2021 Çarşamba günü davalı vekili Av. …geldi. Davacı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 75.668,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 75.668,00 TL’nin tahsiline karar verilmiş; karara karşı itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem heyetince davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı tazminat istemin ilişkindir.
Somut olayda davalı vekilince uyuşmazlık hakem kararına karşı İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz yoluna başvurulurken, yargılama sırasında hakem heyetince, karara esas alınan aktüer ek bilirkişi raporunun ve ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmeden, rapora ve ıslah dilekçesine itiraz etme veya beyanda bulunma hakkı verilmeden karara esas alındığı gerekçeleri ile karara itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin hakem kararına itiraz ederken bilirkişi raporlarına karşı da itirazlarını bildirdiği, buna göre davalı tarafın raporları alıp incelediği gerekçesi ile bu yöndeki itirazı reddedilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Dosya kapsamından ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilip edilmediği anlaşılamamaktadır. Anayasanın 36., HMK 27 (HMUK 73) maddelerinde de açıklanan
savunma hakkınının kullanılabilmesi için dava dilekçesi gibi ıslah dilekçesinin de Tebligat Yasası ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesi zorunludur.
Yine HMK’nin 280 maddesine göre “Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir.” Bilirkişi rapor örneğinin taraflarca okunup değerlendirilebilmesi, varsa itirazlarını dile getirebilmeleri ya da belirsizlik gösteren hususlar hakkında açıklama yapılmasını temin amacıyla veya yeni bilirkişi incelemesini talep edebilmeleri için taraflara tebliğ edilmesi zorunluluğu öngörülmüştür.
HMK’nin 280. maddesinde bilirkişi raporlarının taraflarca öğrenilmesi değil, bilirkişi raporlarının açıkça tebliği hususu düzenlenmiştir. Buna göre hakem heyetince bilirkişi raporları davalı tarafa tebliğ edilmeyerek yorum yolu ile davalı tarafın rapor içeriğini öğrendiği gerekçesi ile davalının Anayasa ve HMK ile koruma altına alınan hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak davalı aleyhine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Buna göre hakem heyetince, ıslah dilekçesinin ve aktüer ek bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliğ edilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Kabule göre de; Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti tarafından, başvurunun kabulüne ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 8.673,48 TL vekalet ücretine karar verilmiştir.
Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirilmiştir. Buna göre somut olayda, hakem heyetince davacı yararına vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine (maktu ücretin altında kalmamak kaydı ile) karar verilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.