Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9208 E. 2011/4491 K. 24.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9208
KARAR NO : 2011/4491
KARAR TARİHİ : 24.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Süleyman Eren ile davalı vekili avukat …’nün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, Hazine adına kayıtlı, Milli Savunma Bakanlığı’na tahsisli, Milli Savunma Bakanlığı ile yapılan protokolle davalıya bırakılan 2952 metrekare taşınmazın kendisine devri hususunda davalı ile 15.12.1998 tarihli taahhütname imzaladıklarını,çektiği ihtara rağmen taşınmazın devrinin yapılmadığı gibi uğradığı zararın da giderilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000TL maddi tazminat ile taşınmaz bedeli olarak davalıya ödediği 15.000TL’nin dava tarihindeki değerinin hesaplanarak aynen davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taşınmaz satışı ile ilgili ödemelerin Belediyeye yapılmayıp kısa bir süre Belediye Başkanlığına vekalet eden kişiye yapıldığı, sözleşmenin de bu kişiyle yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının o tarihte Belediye Başkan Yardımcısı olan Remzi Oral hakkında dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya 2010/9208-2011/4491
uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiğine göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi gereğince davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte Açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 4 numaralı bendinde bulunan “…ret edilen miktar üzerinden hesap edilen 10.600,00TL nispi…” söz ve rakamlarının metinden çıkartılarak yerine “1.000TL maktu” söz ve rakamlarının yazılmasına, kararın DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 1.25 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 24.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.