Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/2729 E. 2012/20683 K. 03.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2729
KARAR NO : 2012/20683
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Yaralama
Hüküm :TCK’nın 89/1, 52/4. maddeleri gereğince mahkûmiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hüküm miktar itibariyle kesin ise de; güvenlik tedbiri olarak sanığın sürücü belgesinin de geri alınmasına karar verildiği anlaşıldığından hükmün temyizi kabil olduğunun kabulü ile yapılan temyiz incelemesinde;
Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiş; 5237 sayılı TCK’nın 89/1 ve 61/9. maddeleri karşısında temel cezanın 3 ay hapis cezasının alt sınırına tekabül eden 90 gün adli para cezasından az olamıyacağı gözetilmeksizin, sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusura ve sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında bir gün karşılığı adli para cezasının belirlenmesi esnasında TCK’nın 52/2. maddesinin; keza, sürücü belgesinin geri alınmasının yasal dayanağını teşkil eden TCK’nın 53/6 maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2-1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 4667 sayılı Kanunun 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi yanlış yorumlanarak, avukatlık ücretinin katılan yerine davanın tarafı olmayan “katılan vekili” lehine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. bendinin b alt bendinde yer alan “sanığın” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan
“takdiren” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK’nın 53/6. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “vekili” ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.