Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/1871 E. 2011/12135 K. 13.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1871
KARAR NO : 2011/12135
KARAR TARİHİ : 13.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı banka, davalı …’nun aldığı yuva kredisine diğer davalıların kefil olduğunu, asıl borçlu … hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile diğer borçlu kefiller hakkında ise borcun tamamı ve ipotek miktarını aşan kısım için ayrıca takip yaptıklarını, asıl borçlunun faiz oranına, diğer davalıların ise borcun tamamına itiraz ettiklerini, itirazların haksız olup iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemenin ilk kararının davalılar … ve … tarafından temyizi üzerine kararın dairemizce bozulması sonucu mahkemece dairemiz bozma ilamına uyulmuş ve ancak davaya konu alacağın haricen ödendiği ve davanın konusunun kalmadığı, dava açılmasına davacının sebep olduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı … için takdir olunan 1.111.20 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2011/1871-12135
2-Davalı …’nun kullandığı krediye diğer davalıların kefil oldukları, borcun ödenmemesi üzerine davacının asıl borçlu ve kefiller hakkında ayrı ayrı takip yaptığı ve ancak her iki icra takibine de itiraz edildiği sabittir. Davalı …’ın istenilen faiz oranına, diğer davalı kefillerin ise borcun tamamına itiraz ettiğin anlaşılmaktadır. Davalıların alınan krediyi zamanında ödemeyerek temerrüde düştükler ve haklarında icra takibi yapılmasına sebep oldukları uyuşmazlık konusu değildir. Davalı …’ın takiple talep edilen miktar kadar olmasa da bir miktar faiz oranından ve diğer davalı kefillerin de kefalet limiti oranından ve diğer davalı kefillerinde kefalet limiti ve kendi temerrütlerinden sorumlu oldukları sabit olup esasen dairemiz bozma ilamı da bu öndedir. Hal böyle olunca dava açılmasına davalıların sebep olduklarının kabulü gerekir. Bu durum karşısında, her ne kadar davaya konu borç haricen ödenmiş olsa da, davanın açılmasına sebeb olan davalıların yargılama giderlerinden ve davacı yararına hükmedilmesi gereken vekalet ücretinden sorumlu olduklarının ve ayrıca davalı … yararına vekalet ücreti verilemeyeceğini kabulü zorunludur. Mahkemenin değinilen bu yönleri göz ardı ederek yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 13.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.