Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4910 E. 2021/8961 K. 23.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4910
KARAR NO : 2021/8961
KARAR TARİHİ : 23.11.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yapılan itirazın sonunda itirazın reddine dair verilen İtiraz Hakem Heyeti kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, 03/03/2017 tarihinde davalıya sigortalı …plaka sayılı aracın tek taraflı trafik kazası neticesinde davacıların desteği araçta yolcu …’in vefat ettiğini, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı … şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile talebini başvuran … için 42.650,40 TL, … için 36.426,80 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; başvuru talebinin kabulü ile başvuran … lehine 42.650,40 TL, … lehine 36.426,80 TL olmak üzere ceman 79.077,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının 11/07/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, verilen karara karşı, davalı vekili tarafından İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz edilmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazların reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL’yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 1/6/1990 tarihli 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti; davacı … lehine 36.426,80 TL’nin davalıdan tahsiline karar verdiğine göre 40.000,00 TL’lik kesinlik sınırı olduğundan, bu sebeple davacı … lehine kabul edilen tazminat miktarları itibariyle karar kesin niteliktedir. Davalı vekilinin temyiz isteminin davacı … için miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin davacı … hakkında kurulan hüküm yönünden aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun “Tazminat miktarının tayini” başlıklı 43. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş, “Tazminatın tenkisi” başlıklı 44. maddesinde de; zarar gören taraf zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmış; eğer zarar kasten veya ağır bir ihmal ya da tedbirsizlikle yapılmamış ve tazmini de borçluyu müzayakaya maruz bırakacak ise hakimin, zarar ve ziyan miktarını hakkaniyete uygun olarak indirebileceği belirtilmiştir.
Davalı vekili, davacının arkadaşının kullandığı motorsiklete kask takmadan binen davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminatta indirim yapılması gerektiği itirazında bulunduğu görülmüştür.
Davaya konu olayda, soruşturma dosyasından alınan ve dosyada örneği bulunan bilirkişi raporunda olaya ait CD görüntülerinin incelendiği belirtilmiş ancak raporun fotokopi olması nedeniyle görüntülerde desteğin kaskının olup olmadığı anlaşılamamıştır. Bu durumda hakem heyetince davalının ileri sürdüğü iddiaların araştırılarak bu amaçla kazaya ilişkin CD görüntüleri ile soruşturma dosyası celbedilip desteğin kaskının takılı olup olmadığı, kasksız olarak motorsiklete binmesi davranışının zararını artırıcı bir etken olup olmadığı konusunda BK’nun 44. maddesi gereğince müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması (desteğin beden travması ve kafatası kırığı, beyin kanaması geçirdiği gözetilerek) ve hükmün gerekçesinde tartışılması gerekmekte olup yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı … yönünden bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4-21/12/2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan AAÜT’nin Tahkimde ve Sigorta Tahkim Komisyonunda Ücret madde 17’ye göre “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmüne göre Sigorta Tahkim Komisyonuna intikal eden hakem dosyalarında taraflar bakımından uygulanacak vekalet ücreti tarifesi belirlenmiştir. Ayrıca 19/01/2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 29598 sayılı Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6/son maddesine göre, takdir edilmesi gereken vekalet ücreti AAÜT’ye göre Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’idir.
Somut olayda İtiraz Hakem Heyeti’nce, AAÜT uyarınca hesaplanan nispi vekalet ücreti takdir edilmiştir. Davalı vekilinin karara itiraz etmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan ilkelere göre davacı yararına hükmedilmesi gereken vekalet ücreti AAÜT’ne göre Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi davacı … yönünden doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı … yönünden maddi tazminat hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı … yönünden sair temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı … yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.